Bir Sokak Kedisinden Sokağın Kuralları

Merhaba pisi kardeşler benim adım Zıpzıp, tekir bir kediyim ve üç yaşındayım. Ben tam bir zıplama rekortmeniyim bu yüzden adımı Zıpzıp koymuşlar. Ayşe Ablam ve Güzin Annem beni bulduklarında çok hastaydım. Bütün kardeşlerim kör doğmuşlar zaten birkaç ay sonra hepsini kaybettim. Bir tek ben hayatta kalmışım, hayatta kalmak kolay olmadı inanın bana. Doğduğumda çabuk gelişip büyümek ve sokağın acımasız şartlarına çabuk uyum sağlamak için anne sütünü çok hızlı bir şekilde içmeliydim. Üstelik diğer kardeşlerim de vardı ve annemim ne yazık ki sütü çok azdı. Bu nedenle yaşamak bir yarıştı ve bu yarışı en çok süt içen kazanacaktı. Annemin sütünü adeta sündürürcesine içiyordum. Sanırım diğer kardeşlerim yaşamak için benim gibi istekli değillerdi. Hayat acımasızdı günler geçtikçe bunu anlıyordum.   Her zaman sıcak bir yuvanın özlemi içinde olan bütün pisi kardeşler gibi ben  de şöyle bana ilgi gösterecek bir aile ve sıcak bir döşek bulma hayaliyle yaşıyordum. Maalesef hepimiz şanslı doğmuyoruz kimimiz benim gibi şanslı olup güzel bir yuvaya, ayrıcalıklı bir hayata sahip olurken kimimiz de sokağın acımasız şartlarında, sokak raconunu öğrenerek, feleğin sillesinden geçerek, hayatta kalmaya çalışıyoruz. Ben sokakta kaldığım birkaç ay içinde küçücük halimle şunları öğrendim, sokak acımasızdır, yaşamak için arsız olacaksın hatta şirret. Bunu yapmalısın yoksa yaşayamazsın. Bir arkadaşının önüne yemek konduğunda onunkine ortak olacak hatta dayak yemeyi bile göze alacaksın. Tehlikeyi de düşmanını da iyice tanıyacak ve ona göre hareket edeceksin. Seni seven insanlardan ayrılmayacak sevmeyenlerden ise köşe bucak kaçacaksın. Yaşça senden büyük pisi ağabeylerden( bunlar mahallenin ağır ağabeyleridir) uzak duracak, onlara saygıda kusur etmeyeceksin. Hiçbirinin manitasına yan gözle bakmayacaksın yoksa canına okurlar alimallah. Ama korkakta olmayacaksın öyle ya kendini ezdirmemeyi öğreneceksin. Her zaman tetikte olacaksın hatta uyurken bile bir gözün hep açıkta olacak. Özellikle geceleri kendine uyumak için soğuk ve sıcaktan koruyacak kuytu bir köşe bulacaksın yoksa anında hastalanıp zayıf düşersin. Bir de yemek meselesi var tabiî ki seni seven ve sürekli besleyen bir abla ya da abiye denk geldiysen işin kolay ama böyle insanlar etrafında yoksa kedi maması satan süper marketlere ya da pet shoplara eğer bunlarda yoksa daha iyisi lokantalara ya da kasap ve balıkçılara yanaşmalısın. Aksi takdirde sokakta yemek bulmazsın açlıkla sınanmak çok zordur. Ben günlerce haftalarca aç kalan arkadaşlarımı bilirim. Yine de hiç şikayet etmezler azla yetinirler. Çünkü yaşamak güzeldir. Bir sokak kedisi bile olsan.

Ben şu anda sıcak yuvamda  Ayşe Ablamın kucağında mırıl mırıl oturuyorum. Bir de benden büyük bir pisi ablam var. Fındık Abla. Her ne kadar biraz zor anlaşsak da onunla aynı çatıyı paylaşıyorum. Ben hâlimden memnunum ama peki ya sokakta kalan diğer arkadaşlar onlara ne olacak umarım onlarda benim gibi güzel, huzurlu, bol mamalı ve yumuşak döşekli bir yuvaya sahip olurlar ve sokaklardan kurtulurlar. Allah kimseyi sokakla imtihan etmesin.

Sevgi ve saygılarımla Büyüklerimin ellerini Küçüklerimin gözlerini Koklar ve yalarım.

ZIPZIP

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*