Neden Zamanında Veterinere Götürmüyoruz?

Evcil hayvan sahiplerinin veterinerleri neden giderek daha az ziyaret ettiğini bulmak için Almanya merkezli bir hayvan sağlığı merkezinin de desteğiyle ABD’de bir araştırma yapılmış.Araştırmacılar, tam olarak ne kadar etkili olduğunu söyleyemeseler de, son zamanlarda yaşanan ekonomik durgunluğun bunun en önemli nedenlerinden biri olduğu belirtiyor. İşin ilginci, görüşülen kedi sahiplerinin veteriner ziyaretlerinin arasını açmak için kendilerini bir şekilde rahatlatacak yöntemlere başvurduğu görülüyor.  Araştırmada görüşülen evcil hayvan sahiplerinin yaklaşık % 15’inin basit yaralanmalarda ya da bazı hastalıklarda internetteki bilgilere göre hareket ettiği, veterinerleri ziyaret etme gereği duymadığı ortaya çıkmış. Aslında bir hastalık ya da yaralanma durumunda internete başvuranların oranı % 40 civarında. Neyse ki bunların büyük bölümü yalnızca bu bilgilerle yetinmiyor. Her ne kadar son yıllardaki azalmaya bir gerekçe gibi görünmese de, görüşmelerde kedi sahiplerinin önemli bir bölümü kedilerinin gösterdiği direnci öne sürmüş.Yine  son zamanlardaki azalmayı açıklamasa da araştırmanın ilginç sonuçlarından biri de kedi sahiplerinin kedilerinin yaşlandıkça daha az tıbbi ilgiye ihtiyaç duyduğunu düşünmesi. Oysa yaşları ilerledikçe kediler diabet, kanser ve romatizma gibi hastalıklara daha yatkın oluyorlar. Ekonomik durgunluk dışında saydığımız diğer gerekçeler de aslında dolaylı olarak ekonomik durgunluğa bağlı. Maddi sıkıntılar ya da kaygılar insanları alternatif arayışlara yönlendiriyor. Ne var ki bu alternatiflerin hiçbiri düzenli kontrollerin yerini tutmuyor. Veterinerlerse özellikle düzenli ziyaretlerin önemine dikkat çekiyor. Çünkü önemli bir belirti vermeden şikayetçi olmadıklarından tüylü dostlarımızın hastalıklarını anlamamız çok zor ve bunlar genellikle aşı ya da diğer bir nedenle kontrole gidildiğinde, beklenmedik bir şekilde teşhis ediliyor.

Pazartesi Sendromu

işinizi ne kadar severseniz sevin, pazartesi günleri hep zor geçer. Evcil hayvanları sigortalayan bir şirketin verilerinden yola çıkılarak yapılan bir çalışmada pazartesilerin tüylü dostlarımız için de pek parlak bir gün olmadığı ortaya çıkmış. 485.000 kedi ve köpekle ilgili verilerden derlenen çalışma pazartesilerin (ve tatil sonrası diğer günlerin) en tehlikeli gün olduğunu gösteriyor. Buna göre kazaların en çok olduğu gün olan pazartesi 152 en az olduğu pazar günleriyse 59 kedi ve köpek kazaya uğramış.Verilere göre yılın en tehlikeli ayı Haziran’da her gün ortalama 138 kedi ve köpek kliniğe getirilmiş. En güvenli ay olan aralık ayındaysa bu sayı 108. Çalışma bu kazaların neden pazartesi olduğu ve neden yılın belli dönemlerinde daha fazla olduğu konusunda pek bilgi vermiyor. Ama her kliniğin pazar günü çalışmadığı, tatil günlerini evlerinden uzakta geçiren evcil hayvan sahiplerinin pazartesi kliniğe başvuruyor olmalarının bu sayıyı artırabileceği belirtiliyor. Konuyla pek ilgili olmasa da yine bu verilerden yola çıkılarak yapılan bir başka araştırmanın ilginç sonucuna da kısaca değinelim. Bu çalışma kedilerin neleri yutabildiğini gösteriyor. Hastalanarak kliniğe getirilen kedilerin midesinden birbirinden ilginç birçok madde çıkarılmış. Bunlardan bazıları şöyle: Taş, bir kutu jilet, 130 tane balıkyağı kapsülü, kürdan, saç tokası, diş ipi, pil, yüzük.

Alp Akoğlu

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*