Dört Ayak Üzerine Düşmek

Yüksekten düştüklerinde kedilere bir şey olmayacağı düşüncesi bir şehir efsanesi mi? Pek de değil. Geçenlerde bir Amerikan gazetesinde 19. kattan düşen bir kediyle ilgili bir haber yer alıyordu. Kedinin sahibi evi havalandırmak için pencereyi açmış ve meraklı kedicik pencereden dışarı bakarken düşüvermiş. Beton zemine düşen kedi sadece göğsünden hafifçe yaralanmıştı. Habere göre ABD’nin Boston kentinde yaşanan bu olayda Sugar (Şeker) adlı kedi, üzerindeki mikroçip sayesinde bir hayvan kurtarma servisi tarafından bulunmuş ve sahibine teslim edilmiş. Bunun gibi birçok öykü var. Siz de mutlaka duymuşsunuzdur, ya da başınıza gelmiştir.

Elbette yüksekten düşen her kedi bu kadar şanslı olmuyor. Ama düşen kediler genellikle başarılı inişler yapıyor. Yüksek binalarıyla ünlü New York’ta yapılan bir araştırma bu konuda bazı istatistikler içeriyor. Buna göre, yüksek binalardan düşen ve kentin acil hayvan kliniğine getirilen 132 kediden % 90’ı kurtulmuş ve bunların sadece % 37’sine acil müdahale gerekmiş. Kedilerin bu yeteneği, geçirdikleri evrimsel sürecin bir ürünü elbet. İster doğal yaşam alanlarında isterse insanlarla birlikte yaşadıkları kentlerde olsun, kediler avlanmak için sık sık ağaçlara ya da başka yüksek yerlere tırmanırlar. Avlarına ulaşmak için en yüksek ağaçların en uç dallarına çıkmaları gerekebilir. Her ne kadar iyi tırmanıcı olsalar da bazen düşerler. Kediler rekabet edebilmek için risk de alır. Avlarına ulaşabilmek için ağaçların ince dallarına çıkarlar ve bu dallar bazen kırılıverir. Ya da ava ulaşmak için atıldıklarında boşluğa düşebilirler. Bu nedenle hayatta kalmak için düşmelere dayanıklı olmaları kaçınılmaz. Aslında nasıl düşüleceğini bilmek de onların hayatta kalma becerilerinin bir parçası olarak kabul edilebilir.Kedilerin dayanıklılığının arkasında fiziksel ve mekanik birçok gerçek var. Virginia Teknoloji Üniversitesi’nden biyomekanikçi Jake Socha bu konuda BBC’ye çeşitli açıklamalarda bulunmuş. Buna göre kedilerin yüksekten düştüklerinde kurtulma şanslarının yüksek olmasının birçok nedeni var.

Öncelikle gövdelerinin yüzey alanı, vücut ağırlıklarıyla kıyaslandığında birçok başka hayvanınkine göre, özellikle de daha büyük memelilerinkine göre daha büyük. Ayrıca kediler düşerken bacaklarını olabildiğince açarak bir nevi paraşüt etkisi yaratırlar. Bu durum düşerken hava direncinin onları yavaşlatmada daha etkili olmasına yol açar. Bu konuda 1987 yılında yapılmış bir çalışmaya göre bir kedi düşerken en fazla 100 km. hıza ulaşır. Buna karşın düşen bir insanın limit hızı 193 km. oluyor. Kediler kıvrak gövdeleri ve hassas denge yetenekleri sayesinde çok kısa sürede düşüş pozisyonuna girebilirler. Öyle ki, daha düşüşün ilk metresi içinde ayakları yere doğru döner.  “Kedi gibi dört ayak üzerine düşmek” deyimi işte buradan geliyor.

Yine de saatte 100 km’lik bir hızla yere düşmek dile kolay. Ama kedilerin bacakları bu şoku emebilecek şekilde evrimleşmiş. Kediler bacaklarını iyice uzatsalar da bacakları hiçbir zaman insanlarınki gibi tamamen düz hale gelmez, her zaman açılıdır. Yani eklemler hiçbir zaman kilitlenmediği için çarpma anında bir makas gibi kapanmaya hazırdır. Özellikle arka bacakların uzun oluşu düşme anındaki büyük kuvveti zamana yaymak için yeterli mesafeyi sağlar. Çok güçlü kaslar ile dayanıklı ama esnek kemikler bu kuvvete karşı koyarken şoku emer. Bu kas ve kemik yapısı aynı zamanda kedilere boylarının birkaç katı yükseğe zıplama becerisini de kazandırır.

Araştırmacılar ev kedilerinin hareketsizlik ve yüksek kilo nedeniyle yabani kedilere göre daha fazla yaralanma ve ölme riski altında bulunduğunu belirtiyor. Ama buna karşın daha önce de değindiğimiz gibi, evcil kedilerde bile düşme sonucu yaralanma olasılığı düşük. Yabani kedilerde bu konuda yapılmış bir araştırma bulunmuyor, ama onların bu konudaki başarısının daha yüksek olduğunu söylemek yanlış olmaz.Kediler hep dört ayak üzerine mi düşer? Düşerse ne olur? Alp Akoğlu bu sayımızda “kedilerin dört ayak üzerine düşme” halini anlattı.

Alp Akoğlu

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*