“Mikrofon başında bir aslan, aslında bir kedi…”

 

 

 

 

Siz de güne erken başlayanlardan mısınız? O halde açın radyonuzu bu programın konukları kediler, kediciler… Her sabah güne O’nunla başlıyoruz; Radyo ve Televizyon Gazetecileri Derneği’nin  “2011-Medya Oscarları”nda “Yılın en iyi radyocusu” seçilen, Max Fm’in başarılı radyo porgramcısı nam-ı diğer “Türkiye’yi Uyandıran Adam” Özgür Aksuna, bu programını biz Kediciler için hazırladı. Kedice şarkılar, albümler, müzikaller…

Dışarıda kar var, hava soğuk mu soğuk. Gün henüz yeni ağarıyor. Birazdan hepimize “günaydın” diyecek. Sonra iyi sabahlar, sonra hadi yol durumu, istekler… O, Max Fm’in başarılı radyo programcısı Özgür Aksuna nam-ı diğer “Türkiye’yi Uyandıran Adam” İşte karlı, soğuk mu soğuk bir Ankara sabahında söyledikleri düşürdü bizi yollara “sokaktaki hayvan dostlarımızı unutmayalım… Kediler, köpekler, kuşlar… hepsi için bir kap su bir kap mama… en çok böyle buz kesen sabahlarda…” Türkiye’yi Uyandıran Adam, bu programı biz kediciler için hazırladı, birbirinden keyifli kedi şarkılarını, albümleri, müzikalleri anlattı. Röportaj için gittiğimizde Radyo ve Televizyon Gazetecileri Derneği’nin  “2011-Medya Oscarları” nda “yılın en iyi radyocusu” seçilen Özgür Aksuna “yılın radyocusu” olarak ilk röportajını da bizimle gerçekleştirmiş oldu.

İşte ilk şarkı çalmaya başladı “The Lovecats”, The Cure’la röportaja başlıyoruz.

Kedici: Bu sayımızda müzikle dopdolu bir röportaj yapalım istedik. Hem sohbet edelim hem de müzik ile bu kadar iç içe olan biri olarak sizinle kedilere dair şarkılardan, albümlerden, müzikallerden bahsedelim istedik. Ama önce sizi tanıyabilir miyiz?

Özgür Aksuna: 1978 yılında Ankara’da doğdum. Müzik ve yayıncılık hayatıma 1995 yılında TRT Ankara Radyosu ve TRT Ankara Televizyonunda başladım. 1999 yılında Türkiye’nin en önemli yabancı müzik istasyonlarından Capital Radio’da başlayan DJ’lik hayatım ve radyo programlarım ile “Türkiye’yi Uyandıran Adam” olarak sesimi tüm Türkiye’ye ve yurt dışına duyurdum. Bir süre NTV’de çalıştıktan sonra halen 13 yıllık yayın ekibi ve yayın arkadaşlarım ile Max Fm’in kuruluşundan itibaren haftaiçi her sabah “Max FM Morning Show” programını yapıyorum. Ayrıca özel radyoculuk, diksiyon, güzel konuşma dersleri veriyor; dergi ve blog yazarlığı yapıyorum.

Biz röportajımıza devam ederken yeni bir kedili şarkı çalmaya başlar; Queen “Cool Cat”

Kedici: Sabahları programınızda kedileri, köpekleri, kuşları unutmuyorsunuz. Dinleyicilere özellikle soğuk kış günlerinde dostlarımızı unutmamalarını hatırlatıyorsunuz… Peki ya siz bu konuda neler yapıyorsunuz?

“Sokak hayvanlarının sevgili Özgür abisi”

Ö.A:  Ben “sokak hayvanlarının sevgili abisi”yim… Sabahleyin program için stüdyoya geliyorum, Meclis Parkı’nın orada beni bekleyen bir grubum var: Kediler, kuşlar, köpekler… hepsi beni bekliyorlar. La Fontaine Masalları’nda anlatılanlar gibi oluyor burası. Kaseyle süt koyuyorum, kuşlara ekmek kırıntılarını veriyorum… Programımda da “kış nedeniyle sokaktaki dostlarımıza ekmek, su verin; yazın sıcak günlerde onları susuz bırakmayın” gibi mesajlar veriyorum…

Kedici: “Türkiye’yi Uyandıran Adam” herkes sizi bu şekilde tanıyor… Bizim içinse siz “Türkiye’yi Uyandıran Adam, Kedicileri de…” Herkesin uyanmaya çalıştığı belki de yataktan kalkmamak için binlerce bahane uydurduğu sabahlarda siz enerjinizle bizi yeni güne hazırlıyorsunuz. Bizim “güne başlamamak için bahanelerimiz var. Peki ya sizin, “güne erken başlamamak için” uydurduğunuz bahaneler neler?

Ö.A: Benim bahanem olamaz. Çünkü ben uyursam herkes uyur. Benim bir misyonum, görevim var… Haftaiçi her sabah çocukları okula götürmem lazım, kadınlara makyaj yaptırmam lazım, kadınlarla “bugün ne giysem” defilesi yapmam lazım, beyleri traş ettirip hepsine kahvaltı ettirmem lazım. Sonra trafikteki yolları çözmem lazım. Bu benim yaşam biçimim ve işim. 15 yıldır yayın yapıyorum bir gün bile yayınıma geç kalmadım.

Kedici: Böyle olunca akşamları çok erken uyuyorsunuzdur herhalde….

Ö.A: “E tabi, sabahtan horoz olmak için, akşam tavuk olmak gerekiyor” Ben güneşle çalışanlardanım.

Kedici: 15 yıldır mikrofon başındaki emeğiniz ve başarınızla bu yıl çok güzel bir ödüle layık görüldünüz.. “Oscar” kazandınız.

Ö.A: Evet, çok ama çok mutluluk verici bir ödül benim için. Max Fm Morning Show programımla meslekteki 15. yılımı Radyo ve Televizyon Gazetecileri Derneği  Medya Oscarları ödüllerinde beni “Yılın Radyocusu Oscarı”  ile taçlandırdılar. Yılın radyocusu ünvanını almak bütün çalışmaların ve yılların yorgunluğunu silip atıyor. Bu ödül üç aşamalı bir elemeden sonra belirlendi. Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği Başkanı Metin Özkan reyting ölçümlerine göre ilk üç belirlendikten sonra basın sivil toplum örgütlerinin dernek başkanları, RTGD yöneticileri ve akademisyenlerce ilk ikinin tespit edildiğini, sonuçların üniversitelerin iletişim fakültelerine gönderildiğini ve buna göre de birincilerin seçildiğini açıkladı. Bu ödülü dinleyicilerimle birlikte kazandık benim dinleyicilerimden oluşan büyük trafik muhabiri kadrom var ve trafiğe en hızlı ve gerçek çözümler üretiyoruz, yarışmalarla, eğlenceli bol kahkahalı telefon bağlantılarıyla ve elbette Max Fm’in benzersiz playlisti ile hafta içi her sabah 07:00 / 12:00 arası 95.8 frekansı ile Max Fm’de bu keyfi paylaşıyoruz.

Kedici: Kediniz var mı? Yoksa siz de “sokaktaki bütün kediler benim” diyenlerden misiniz?

Ö.A: Kedim daha evvelden vardı, tekir cinsi. Dönem dönem her türlü hayvan bizim evin konuğu olmuştur. Tüm sokak kedileri benim kedim sayılır… Hepsinin Özgür Abisiyim…. Yaşadığım semt olsun ya da sokaklarından geçip gittiğim yerler olsun, kedi gördüğümde dayanamıyorum. Hemen bir yerlerden su alıp önüne koyuyorum, pıt pıt yalıyor… Tatile gidiyorum orada da bu alışkanlığım devam ediyor…Şimdi sırada Gezgin Kedi’nin isteği şarkı var : Harry Chapin “Cat’s in The Cradle”

Kedici: Şu an ilk aklınıza gelen kedili müzikal hangisi?

Ö.A: İlk aklıma gelen müzikal tabiki “Cats”… “Memory” şarkısı  Cats müzikalinde kedi Grizabella’nın muhteşem şarkısıdır. Cats müzikali yanılmıyorsam ilk kez 11 Mayıs 1981 yılında Londra’da sahneleceği zaman eleştirmenler epey birşey söylemişti: “Damdaki birkaç kedi mi? Üstelik dans edip, şarkı söyleyecekler… Kim dinler ki onları?  RumTumTugger adında çapkın, meraklı ve akıllı Kedici Radyocu bir kedi, kedileri koruyan bir bodyguard Black Cat, sürekli uyuyan Jennyanydots, konuşan, dans eden kediler… Hepsi de birbirinden ilginç ve eğlenceliydi. Kral Heavisidea’ya gitmek için her yıl birbiriyle yarışan dans ederek krala kendini beğendirmeye çalışan kediler. Andrew Lloyd Webber’in bu muhteşem müzikali kısa sürede klasikleşmiş ve dünyanın çeşitli ülkelerine yapılan turnelerle de tam 50 milyon kişi tarafından izlenmişti…

Fonda çalan şarkı Al Stewart “Year Of The Cat”…

Kedici: Peki, biz kedicilere önereceğiniz kedici caz albümleri var mı?

Ö.A: İçinden kedi geçen caz albümü sayısı oldukça az. Randy Sandke ve The Buck Legacy “All The Cats Join In”, Anour Brahem “The Black Cat’s Foot Steps”, Jimmy Smith “The Cat”, Kamil Erdem ve grubu Asiaminor “Cat’s Dream”… Şu an ilk aklıma gelenler.

Kedici: Türkçe birçok kedili şarkı da var, ilk aklınıza gelen Türkçe kedili şarkıyı sorsak?

Ö.A: Tabiki Candan Erçetin’in söylediği “Kedi” isimli şarkı…

Kedici: Biz de Bülent Ortaçgil’in “Kediler” şarkısını çok seviyoruz… Hatta burada biraz mırıldanalım.. mırrrrrr mırrrr mauuuu Evvel zaman içinde / Kalbur zaman içinde / Çok uzak değil yakın bir ülkede…………. Hangi kedileri seversiniz? / Hangi kediler gibi / Yaşamak istersiniz?/ Sevimli, uslu, sesli, hırslı / Hangi kedilerdensiniz?

Kedici: Türkiye’yi Uyandıran Adam bir kedi olsaydı nasıl bir kedi olurdu?

Ö.A: Nasıl bir kedi??? Sesli, oyuncu bir  kediyim, oldukça hareketli yerinde duramayan bir kedi… “Mikrofon başında aslan, dışarıda kedi” Benim için bu tanım çok uygun. Benim evet bir kedi tarafım var. Gözlem yeteneğim çok kuvvetli, her şeyi gözlemliyorum… Hemen yakın zamandan bir örnek veriyim: Sokaklar son yağan kar ve soğuk nedeniyle buzlanmış durumda. Belki herkes bunu görüp rahatsız oluyor, işte ben bu gözlemimi programımda ilgili kişilerin harekete geçmesi için uygun şekilde duyuruyorum ve sokağa tuz dökülüyor…

Kedici: Max Fm olarak üstlendiğiniz hayvanlara yönelik bir proje var mı acaba?

Ö.A: Dönem dönem hayvanları korumaya yönelik projelerde yer alıyoruz. Örneğin en son bir veteriner kliniği ile güzel bir çalışmaya imza attık: Kaybolan hayvanları yayın sırasında duyuruyoruz. “şu özellikte, şöyle bir hayvan, en son şurada görüldü, bulanlar ya da görenler bize haber versin…” diye. Özellikle hayvanlar böyle durumlarda travma yaşıyorlamış, bu sebeple bulunduklarında psikolojik tedavi görmeleri gerekiyormuş. Bu konuda dinleyicilerimiz de inanılmaz duyarlı davrandılar. Çoğu kayıp hayvanı bulduk…

Kedici: Kedici okuyucularına bir mesajınız olacak mı?

Ö.A: Kedilerine de bol bol müzik dinletsinler…. Ve kedileriyle mart ayı boyunca birlikte aşk şarkıları söylesinler.

Kedici teşekkürler…

Röportaj: Fatoş Özşarık

Fotoğraflar: Murat Solakoğlu

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*