Kedim sokağa çıkmalı mı?

Kedicilerin cevaplamakta en çok zorlandıkları ve ikileme düştükleri soru: Kedimin sokağa çıkmasına izin vermeli miyim? Evet mi? Hayır mı? Bu soruyu cevaplamadan önce, kedilerin evcilleştikleri var sayılan günümüzden 5 bin yıl öncesine kadar giden süreçte ne gibi değişiklikler oldu, onları açıklığa kavuşturmamız gerekiyor. Varsayılan diyorum, çünkü benim de dahil olduğum, kedilerle ilgili çalışma yapan bir çok araştırmacı; kedilerin evcilleştirilme süreçlerinin henüz tamamlanmadığı görüşünü savunuyor. Bu süreçte bir takım yapısal ve davranışları etkileyen değişim yaşandı. Vücut yapısı ve orantılı olarak beyni küçüldü, tüy renkleri ve uzunlukları değişti, daha az saldırgan ve sosyal oldular. Ancak evcilleşen hayvanlar içinde değişimi en az yaşayan da kediler oldu.

Kedilerin yön bulma yetenekleri

Nesiller boyu evde yaşamış, hayatında hiç dışarı çıkmamış bir kedi sokağa veya doğaya bir şekilde çıkarsa ve evine geri dönmesi mümkün olmazsa yaşamını pekala kendi başına sürdürebiliyor. Yeri gelmişken, bilim adamlarının hala tam olarak izah edemedikleri “kedilerin yön bulma yeteneklerinden” bahsetmekte fayda var. Evet bir kedi evinden onlarca kilometre de uzağa bırakılsa bile yolunu bulabiliyor. Bu kesinlikle şehir efsanesi değil. Evini bulması için de hiçbir şeye ihtiyacı yok. Ne yıldızlara (kapalı havalarda da yolunu kaybetmiyor) ne de daha önce geçtiği yolları kaydeden hafızaya… Kedilerinyollarını bulabilmeleri için sadece kedi olmaları yetiyor ve günümüzde bilim adamları bu durumu hala net olarak açıklayabilmiş değiller. En son bir manyetik alan etkisi ile açıklanmaya çalışılıyor ama daha birçok soru cevaplanmayı bekliyor. Bir diğer teori de kedilerin yollarını bulmak için bölgedeki diğer kedilere adres sormaları. Ne de olsa sora sora Bağdat bulunur değil mi? Son teorimiz şaka ama hemen gülmeyin gerçek de olabilir. Çünkü yapılan son araştırmalarda kedilerin birbirleri ile çeşitli yollarla (ses ,dokunma, koku…) iletişim içinde olduklarını destekler nitelikte. Ancak şu kesin, kediler eskiye göre çok daha sosyaller…

Kedi dünyasında kurulan dostluklar

Doğadaki hayatlarında sadece üreme mevsiminde ve kavga için (biliyorsunuz her ikisi de tek başına pek yapılmıyor:) bir araya gelen kediler, günümüzde ciddi sosyal gruplar oluşturabilmektedirler. Kan bağı olsun yada olmasın kediler ortak menfaatleri doğrultusunda topluluklar oluşturabilmektedir. Kedi dünyasında da sıkı dostluklar kurulmaktadır. Her ne kadar kediler için bencil ve yalnız avcılar dense de evrimleşme sürecinde bu özelliklerin yerini yardımseverlik, hoşgörü ve paylaşım almaya başlamıştır.

Bunları niye anlatıyoruz? Evet şu kesin, kedimiz sokağa çıkarsa kaybolmaz, onu dışarıda kedilerden oluşan bir arkadaş grubu bekliyor. Gezip tozma, eğlenme, temiz hava alma, dışarıdaki hayatın tadını çıkarma, hatta avlanma, onun da hakkı. Özgürlüğün, bağımsızlığın, kendine güvenin sembolü olan kedimizi eve hapsederek acaba doğru mu yapıyoruz?

Kedimiz sokağa çıkmalı mı?

Evet doğru yapıyoruz. Benim cevabım kesinlikle bu yönde. Belki bencilce ama ben de sizin gibi Kediciyim ve en az kedim kadar bencilim. Niye bencilce? Çünkü kedimi seviyorum ve onun olabildiğince uzun yaşamasını istiyorum. Ayrıca vicdanım da rahat. Çünkü çok isteseydi ona ben dahil hiçbir şeyin engel olamayacağını biliyorum. Evde kalmaya aslında biz değil kedimiz kendi karar veriyor. Bazen küçük kaçamaklar olsa da bir çok kedinin evde yaşamaktan hiç de şikayetçi olmadığını düşünüyorum. Ben en azından çıkması için ortam hazırlamıyorum, teklif etmiyorum, ısrar zaten yok ve kimseye önermiyorum. Şimdi niye hayır diyoruz gerekçelerini sırayla anlatalım:

Fiziksel nedenler:

Evinizin tipi bu konuda en belirleyici faktör. Eğer bir apartmanın 14. katında oturuyorsanız kedinizin dışarı çıkma şansı zaten yok. Tabii asansör kullanmayı bilmiyorsa. Şaka değil hastalarımdan bir kedi bunu başarmış, komşuları eğitmiş gönlünce bu imkanı kullanıyordu.

Hastalıklar:

Kedimizin dışarı çıkması hem kendisi hem de bizim için tehlikeli birçok hastalığa davetiye çıkaracaktır. Aşılarının düzenli ve tam yapılması onu ve bizi bir noktaya kadar koruyacaktır. Her hastalığın aşısı yoktur. Sokağa çıkan kedinin hastalanma olasılığı çok daha yüksektir.

Köpekler:

Sokaklarımız sahipsiz köpeklerle dolu ve sürü halinde gezen grupların zevk veya başka nedenlerle kedileri öldürdüklerine defalarca tanık oldum.

İnsanlar: Tanık olduğum, köpeklerden çok daha vahşi ve sadistçe uygulamaları burada anlatarak sizlerin asabını bozmak istemiyorum ama güvenlik kameralarına yansıyan ve hepinizin bildiği görüntüler buz dağının görünür kısmı…

Trafik:

Anlatmaya gerek var mı trafik canavarlarını…

Zehirli gıdalar:

Malum çevrelerce zaman zaman yapılan bu uygulamada, çoğunlukla ev kedi köpekleri kurban oluyor.

Çalınma:

Kediniz çok güzel ve/veya şirinse bu ihtimal her zaman var. Çalınma değil de gönüllü olarak ev değiştirme sıklıkla yaşanabiliyor. Aynı anda birkaç evi idare edebilen kediler de yok değil. Kediniz az yediği halde zayıflamıyorsa sizi aldatıyor demektir.

Diğer kediler:

Kavga dövüş, hır gür… Öldürücü olmasa da ciddi yaralanmalara sebep olur. Yine yeri gelmişken açıklamak da fayda var. Kavgalar esasen çok asildir. Teke tek düello gibi yapılır. Pusu kurulmaz, arkadan saldırılmaz. Yenileceğini anlayan taraf çekilir galip gelen kavgayı uzatmaz. Aslında tam olarak kaybeden olmaz. Yere sırtüstü yatmış bir kedi yenilmiş gibi görünse de arka ayakları ile rakibine ciddi zarar verebilir. Onun için bu durumdaki bir kedinin üzerine diğer kedi daha fazla gitmez.Kısırlaşmadı ise dişi kedinizin devamlı hamile kalması, erkek kedinin de çiftleşememenin verdiği gerilimi hep yaşayacak olması:Gözlemlerime göre çok nadir (hatta hiç) sokaktaki dişiler dışarı çıkan erkek ev kedileri ile beraber olmuyorlar. Sonuç olarak sokağa çıkan kedilerin ömürleri çok çok kısa oluyor(ortalama beş yıl, evde ise yirmi  yılı görenlerin sayısı gittikçe artıyor). Tüm bu sayılan gerekçelere rağmen kedimin sokağa çıkmasına izin vermek istiyorum veya benim kedim zaten sokak çocuğu diyorsanız, ona da saygı duyuyoruz. Ama özgürlüğün de bir bedeli var ve uyulması gereken kurallar için de önerilerimiz olacak. O zaman önümüzdeki sayının konusunu şimdiden sizinle paylaşıyorum : Özgür sokak kedileri!

Kedici sevgi ve saygılarımla…

Dr. S. Tarkan Özçetin

Veteriner Hekim

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*