Kedi Kumu Deyip Geçmemek Lazım

Kediniz için hangi kumu kullanıyorsunuz? Peki ya kullandığınız kumun özellikleri, çevreye verdiği zarar. Meraklısına kedi kumu ile ilgili araştırmalar, detaylar…

Kediniz için hangi kumu tercih ediyorsunuz? Bundan birkaç yıl önce bu konuda çok da seçenek yoktu. Ama günümüzde çeşit o kadar arttı ki seçim yapmak zorlaştı. Kedimizin ve kendimizin beğenisi bir yana, belki de çevreye olan etkilerini de düşünmek gerek. Özellikle bunu vurguluyoruz çünkü tüm kedicilerin çevreye duyarlı olduklarını biliyoruz. Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki kullandığımız kedi kumlarının hem kedilerimiz, hem biz kediciler, hem de çevrenin sağlığı için bazı zararları var.

Geleneksel topaklaşmayan kumlar kediseverlerin kullanımına sunulan ilk ticari ürünler. Bu kumlar genellikle zeolit, diatomit, sepiolit gibi kil içeren ve emici özelliklere sahip malzemelerden yapılıyor. Bu kumların avantajı ucuz olmaları. Ama araştırmalar gösteriyor ki toz içerdiklerinden alerjik reaksiyonlara yol açabiliyorlar. Sağlıklı kedilerin sağlığına olumsuz etkileri saptanmamış olsa da onlar da bu tozu bol miktarda soluyor. Astım hastası olan kediler ve insanlar bu tozdan olumsuz etkileniyor. Emici kumlar kedinin idrarını içinde tuttuğundan kum zamanla koku yapıyor. Bu nedenle uzmanlar bu kumların birkaç günde bir değiştirilmesi gerektiğini ya da kedinin kum kabının iyi havalandırılan bir yere konmasını öneriyor.

Topaklaşan kumlar yeni olmasa da görece daha yeni bir “teknoloji”. Bu kumlar bentonit denen bir çeşit kilden üretiliyor. Bentonitin özelliği ıslandığında taneciklerinin birbirine yapışması. Birkaç milimetre çapında tanelerden oluşacak şekilde üretilen bu kumlar kedinin idrarıyla ıslandığında topaklaşır ve kedi sahibi yalnızca bu ıslak kısmı bir kürek yardımıyla kum kabından alabilir. İdrar kumun geri kalanından uzaklaştırılabildiği için topaklaşan kumlarda koku sorun olmaz. Eksilen kumu tamamlamak koşuluyla bu kumlar bir ay kadar rahatlıkla kullanılabilir. Ne var ki geleneksel kumlarda olduğu gibi topaklaşan kumlarda da toz sorunu var. Son zamanlarda yaygınlaşan silika jel kumlar sodyum silikat tanelerinin gözenekli yapısı sayesinde çok miktarda sıvıyı emebiliyor. Bu kumlar düzenli olarak karıştırdığınız sürece bir aya kadar kullanılabiliyor. Ne var ki daha az olmakla birlikte bu kumlarda da koku sorunu oluyor.

Biyolojik olarak çözülebilen kumlar genellikle kullanılmış gazete kâğıtları, talaş, meyve posası gibi geri dönüştürülmüş ya da başka üretim faaliyetlerinin yan ürünlerinden yapılıyor. Ne var ki bu kumlar da görece pahalı olduğu gibi emicilik ve koku saklama konularında da görece zayıflar. Sonuçta en iyisi topaklaşan kumlar gibi görünüyor. Acaba gerçekten öyle mi?Kediler kumu kazarken havalanan tozları solumanın yanı sıra patilerini temizlerken tozu yutar. Yavru kedilerin kum tanelerini yediklerine ilişkin kayıtlar var. Ne de olsa meraklı canlılar. Bu durum onlar için tehlikeli olabiliyor. Cat Fancy dergisinin haberine göre bu kumlarda kullanılan bentonit suya doyduğunda kuru hacminin 15 katına çıkabiliyor. Solunan toz da akciğerlerde benzer şekilde şişer. Maalesef bu konularda yapılmış bilimsel araştırma sayısı çok az olsa da bentonitin kediler ve kediciler için pek de sağlıklı olmadığı görülüyor. Uzmanlar topaklaşan kumun diğerlerine göre daha kullanışlı olması nedeniyle tümden vazgeçilmesini değil, birtakım önlemler alınarak kullanılmasının iyi olacağını belirtiyor. Uyarılar şöyle: “Topaklaşan kumlar yavru kedilerin tuvalet kaplarında kullanılmamalı. Yetişkin de olsa bir kediyi kumu yerken görürseniz mutlaka veterinere götürün. Kediniz aniden mide sorunları, kusma, öksürük ya da idrar yaparken zorlanma gibi belirtiler göstermeye başlarsa topaklaşan kum kullandığınızı veterinerinize bildirin.”Biraz da başta değindiğimiz çevre sorunlarından bahsedelim. Kedi kumları doğal hammaddelerden yapıldığı için onları yemediğiniz ve tozunu çok fazla solumadığınız durumda herhangi bir zararı yok gibi görünebilir. Ama ABD’de yapılan bir araştırma sadece ABD’de yılda iki milyon ton kedi kumu kullanıldığını gösteriyor. Hammaddeler madenlerde çıkartılıyor ve bu da doğal ortamların tahrip edildiği anlamına geliyor. Çevre açısından en masum kedi kumunun biyolojik kökenli kumlar olduğu belirtiliyor.

Bu yazıyı yazan kedicinin hangi kumu tercih ettiğini merak ediyorsanız hemen söyleyelim: yaklaşık 10 yıldır topaklaşan kumu tercih ediyor. Ama bu yazıyı hazırlarken yaptığı araştırmalar sonucunda bu kumların yapıldığı hammaddenin çıkarılması sırasında çevreye verilen zararı ve tozun kedilerin sağlığına olası zararlarını öğrendiğinden bu yana biraz rahatsız.

Alp Akoğlu

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*