Hamilelik, bebek ve kedi!

“Ben de bir köpek ve bir kedinin olduğu bir evde bir de bebek büyüttüm. Ne yalan söyleyeyim başlarda çok tedirgin oldum, bebeğin odasının kapısını kapalı tutuyordum ama kedim o kadar sevgi doluydu ki bebek ağlayınca önce o kapıya koşardı.”

Sevgili bebek bekleyen kedi sahipleri! Biliyorum çok tedirginsiniz, etraftan büyüklerinizden bir sürü baskılar geliyor. “E artık hamilesin bırak şu kediyi.’’… “Bak kedilerden bir hastalık geçiyormuş, düşük yaptırıyormuş.”…  “Kediler bebekleri boğuyormuş.” Bu aslı astarı olmayan söylentiler nedeniyle hamile kadınlar kedilerden uzak durmaya çalışıyor hatta evlerinde yıllardır baktıkları, birlikte yaşadıkları kedilerinden ağlaya ağlaya ayrılmak zorunda kalıyorlar. Aslında bütün bunların sebebi kedilerden geçtiği inancı yaygın olan TOKSOPLAZMA denen hastalık. Biraz bu konudan bahsetmek istiyorum, çünkü inanın toksoplazmada en az suçlanması gereken faktör kediler.

Toksoplazmozis, toksoplazma gondii adı verilen bir parazitin neden olduğu bir enfeksiyondur. Sadece kedilerin barsağında dişisi ve erkeği bir araya gelerek üreyebilir. Bu enfektif parazitler kedinin dışkısı ile dış dünyaya atılır ve buradan diğer canlılara sindirim yoluyla bulaşır. Yani enfeksiyonun insanlara bulaşabilmesi için ağızlarından içeriye girmesi gerekir. Kediler paraziti ağız yoluyla aldıktan 1-2 hafta sonra yumurtalarını saçmaya başlarlar. Bu yumurtalar uygun şartlarda 2-4 gün enfeksiyon yapabilme gücüne sahiptirler. Yumurtalar 1 ile 14 gün süreyle atılabilir. Bu süre sonunda kedi bağışıklık kazanır. Bu demek ki bir kedi hayatı boyunca bir kez enfekte oluyor ve sadece 2 hafta bunu saçabiliyor. O sokakta gördüğünüz kediler var ya hepsi çoktan bağışıklık kazanmıştır. Hele evden dışarı çıkmayan, hazır mama yiyen, aşıları düzenli yapılanları hiç söylemiyorum, onlarda da risk sıfır. İnsanlar da sadece bir kez enfekte oluyor ve sonra ömür boyu sürecek bir bağışıklık kazanıyorlar. Kediler söylediğim gibi bu işte en az suçlanması gereken faktör, asıl dikkat edilmesi gereken, çiğ et ve parazitle karşılaşmış sebze ve meyvelerin iyi yıkanmadan yenmesi, çünkü bunlar direk sindirim sistemine geçiyorlar. Hamilelikte toksoplazma testini rutin olarak yapıyorlar. Bu test kedinizde ve sizde pozitif çıktı ise hiç sorun yok, çocuğunuza erkek ismi arayabilirsiniz (evet evet Çek Cumhuriyeti’nde yapılan bir araştırmaya göre toksoplazması pozitif olan kadınlar çoğunlukla erkek çocuk doğuruyor), sizde pozitif kedinizde negatif ise yine sorun yok. Sizde negatif kedinizde pozitif ise size hastalık bulaşmaz fakat bazı faktörlere dikkat etmeniz gerekir (bunları da anlatacağım birazdan), her ikinizde de negatif ise daha dikkatli olmanız gerekiyor. Öncelikle kedinizi dışarı çıkarmayın, çiğ et ve süt vermeyin, kumunu çok sık değiştirin, mümkünse siz değil bir başkası değiştirsin.

Toksoplazmadan korunmanın en etkili yolu hijyen kurallarına uymaktır;

*Ellerinizi sık sık yıkayın

*Toprak ile uğraşıyorsanız mutlaka eldiven giyin

*Çiğ ya da az pişmiş et yemeyin   (salam, sucuk… vs)

*Çiğ etle temas ettikten sonra ellerinizi yıkayın

*Sebze ve meyveleri çok iyi yıkayın

*Dışarıda yeşil yapraklı salataları yemeyin

*Pastörize edilmemiş süt içmeyin

Kedinizle birlikte sorunsuz,sağlıklı bir hamilelik geçirdiniz.Eee artık bebeğe hazırlanalım mı? Siz kendinizi bu harika olaya adapte etmeye çalışırken bir yandan kedinizi de hazırlayın. Eğer bazı odalara girmesine veya sizinle uyumasına bebek geldikten sonra izin vermeyecekseniz bunu uygulamaya birkaç ay önceden başlayın. Kedinizin pudra ve bezler gibi bebekle ilgili kokuları önceden tanımasını sağlayın hatta hastaneden eve üzerinde bebeğin kokusu olan bir battaniye yollayın,bebek ağlaması sesi kaydedip bunu dinletin. Kediler için bebek karyolası harika bir yerdir.  Burada uyumasını engellemek için bir paravan kapı kurabilirsiniz.

Tırnaklarını bebek gelmeden önce mutlaka kestirin. Kedileri asıl rahatsız eden şey alışkanlıkllar ve kokulardakideğişikliktir, bu nedenle yemek saatleri gibi rutinlerini koruyun.Kedinizle ilgilenmek için biraz zaman ayırın ki hala evin önemli bir parçası olduğunu hissetsin.Hastaneden eve geldiğinizde tanışmaları için zorlamayın. Biliyorsunuz kediler işleri kendi istedikleri zaman yaparlar. Kedinizin bebeği iyi bir şey olarak algılaması için kedinin yanında bebeğinizi kucağınıza alın ve başka birinin ona ödül vermesini sağlayın. Ben de bir köpek ve bir kedinin olduğu bir evde bir de bebek büyüttüm. Ne yalan söyleyeyim başlarda çok tedirgin oldum, bebeğin odasının kapısını kapalı tutuyordum ama kedim o kadar sevgi doluydu ki bebek ağlayınca önce o kapıya koşardı. Pamuk kapıdaysa anlardım ki bebek uyanmış. Bir de kedilere soğuk,nankör hayvanlar derler,asla inanmam… Gereken özeni gösterir, onları sevgiyle büyütür, bakarsanız onlar da sevgi dolu oluyorlar. Üstelik evde sizinle yaşayan kedinizin çocuğunuz üzerindeki olumlu etkileri bilimsel olarak da kanıtlanmış. Evcil hayvanlarla birlikte büyüyen çocuklarda alerji riski çok düşük. Malum son yıllarda alerjiler, alerjik astım çok yaygın. Bu şekilde bağışıklık sistemleri daha iyi gelişiyor. Kardeşi olmayan anne babası çalışan çocuklar için de bu paylaşım önemli. Çocuklar küçük yaşlarda hayvanlara nasıl davranılması gerektiğini öğreniyorlar. Canlı bir hayat bilgisi dersi, onların doğumuna, hastalığına, anne olmalarına, ölümlerine tanık oluyorlar. Dünyada insan dışında başka canlıların da yaşadığını anlıyorlar ve onların yaşamlarına saygı göstermeyi öğreniyorlar.Son olarak… Bebek geliyor diye kedinizi veya köpeğinizi terketmeyin. Göreceksiniz ilerde hem sizin için hem de bebeğiniz ya da küçük çocuğunuz için çok büyük bir keyif kaynağı olacaklar.

Aynil Furtun

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*