Sokaktayız!

Göz göze gelmek bile denemeyecek, olsa olsa göz değmesi, göz çarpması sözlerinin daha uygun düşebileceği kadar kısa bir zamanda, sizi derinlemesine çözebilme becerisini gösterebilen, sokakta hızlı hızlı yürürken görmeden baktığınız, varlığının bile ayrımına varamadığınız bir anda, o göz çarpmasından sizin bir kedisever olduğunuzu anlayabilen bir kediye rastlarsınız bazen. Ucu kıvrılmış dik kuyruğu ile sırtını kamburlaştırarak size hiç eksik etmediği temkininden bile vazgeçerek yaklaşacak, bacaklarınıza küçük toslar atarcasına sürtünecek, bu arada çok uzun bir süredir artık beyazlaşamayan, temizlenemeyen patileri doğayı sağarcasına zevkle kıvrılıp bükülecek ve sokağın gürültüsünü bile bastıran bir hırıltı tutturacaktır. Küçük toslarının arkasından bütün vücuduyla bacaklarınıza sürtünerek geçişindeki yaslanma o denli güven ve şefkat gereksinimi içindedir ki, biraz geri çekilseniz o, hep dört ayağı üstüne düştüğüne inandığınız mucize yaratık, boş bir çuval gibi böğrünün üstüne yığılıverecektir. Kendi kedinizi severken son derece cömert olan elinizi, büyük ölçüde ondan sakınacağınızı bilir o. Kendi kedinize açık olan avuç içiniz onun muhtemel pirelerine ve açıkça farkına varılan kirine karşı kapalıdır. Olsa olsa elinizin dışıyla bir iki baş okşamasıyla ilgi gösterebileceğinizi bilir, onunla yetinmeye de razıdır o, hatta ayakkabınızın burnuyla ortaya konabilecek ilginize bile müteşekkir kalacaktır. İki ayağı üzerine yükselerek bu baş okşamada size kolaylık sunmaya girişecektir. Ayaklarınızın dibinde sırtını doğaya kaşıtır gibi bir dizi hareketle size karnını açacak ve bu oyununa da katılacak olursanız, kafasını iyice geriye atarak, gıdısını alabildiğine büyüterek size ne denli güvenmeye hazır olduğunu anlatmaya çalışacaktır. Daha ileri aşamada kendinin de ne denli güvenilir olduğunu anlatabilmek için bir parmağınızı asla kapatmayacağı dişlerinin arasının alacak ve ısırabileceği halde ısırmayarak, size çok özel bir şeyler anlatmaya çalışacaktır. Kapanmayan dişlerle küçük ısırıklarla… İşte bütün bu davranışları sergileyen bir kediyle karşılaşırsanız bilin ki bu kedi bir zamanlar ev kediliği yapmış, insan (ama insan) ilgisini ve sıcaklığını tadabilmiş bir kedidir. Sonra güvendiği dağlara kar yağmıştır. Artık evin ya yeni bir halısı, ya yeni bir koltuk takımı, ya kediden nefret eden yeni bir aşığı (kimileri aşk, sevgi, anlaşabilme için yalnızca tercih edilen yemek, müzik, film, radyo türlerini ölçüt almakta ya) ya da doğması özlemle beklenen küçük veliahte tüyünün zarar verebileceğini iddia eden bir kadın ve doğum hastalıkları uzmanı oluvermiştir ve kedicik’e yol görünmüştür. Bazen daha da kötüsü evin insanlarından (?) biri değil bizzat o doğurmak üzere olduğundandır bu yol görünme. Ve çoklukla sevgiden, vicdani bir rahatsızlıktan bile değil, olsa olsa ayıplanma korkusundan hemen hemen hepsi birbirine benzeyen bir dizi açıklama yapılır ardından: “Sokağın çağrısına uydu” Doğrudur, sokakların çok çeşitli çağrıları vardır kedilere. Temizlenirken yuttuğu tüyleri dışarı çıkarmasını sağlayabilecek çimenler el eder, hiçbir kedi kumunun ve hiçbir leğenin sağlayamayacağı bir çukur kazılabilme ve tümüyle örtülebilme yeteneğiyle toprak el eder, tıpkı evdeki pasta dururken sokaktaki bir dilim yağlı ekmeğe öykünme gibi hatta çöp tenekeleri el eder, güneş el eder, doğanın uyanma sesi el eder, gece karanlığının ürküntüsü el eder, en önemlisi erkekleri el eder, kadınları el eder. Ve zaman zaman bu çağrılara uyarlar elbette. Ama bu çağrıya uyarlarken bilirler ki dönüş yollarını kaybetmeyeceklerdir. Burunları bulacaktır dönüş yollarını kendi bıraktıkları izleri süre süre. Bilemedikleri, bilemeyecekleri, giderlerken açık olan kapıların, camların dönüşlerinde açık olmayabileceğidir. Böyle bir ihaneti tahmin edemeyecek kadar güven doludur, iyimserdir kediler. Işıkları yanan bir evin içine, uzaktan, çok uzaktan, hiçbir talebi olmadan, yalnızca özlemle, tıpkı bir parasız yatılı gibi bakan bir kedi görürseniz bilin ki bu kedi bir zamanlar ev kediliği yapmış, insan (ama insan) ilgisini ve sıcaklığını tadabilmiş bir kedidir.

Galip E.Uzun

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*