Hayatın Ritmi

Sevgili  Dostlar, Ayurveda bilgilerinin ışığında ve ayurvedik bakış açısından, yaşamın ritmini algılamak sadece gözlem yapmak ile sınırlı değildir. Bir insana, bir kediye, bir ağaca, bir mevsime baktığımız zaman onun, vata mı yani hareketli, pitta mı yani ateşli, kapha mı yani yapılı olup olmadığını anlarız. Bu bakış açısından da, potansiyel hastalıklarını, hoşlanıp hoşlanmadığı ortamları,  yiyecekleri ve olası kaderini tahmin edebiliriz. Ayurveda hem kendimize hem hayvanlarımıza hem de çevremize nasıl yardım edeceğimiz bilgisini verir. Bu sayımızda anlatmaya çalışacağım konu nabız  okumak. Yaşam, kedilerimizde ya da kendi bedenlerimizde nabız yolu ile farklı bir dil konuşur. Nabzın dili ayurvedik metinlerde temel öğretilerden biridir ve bu dili kavrayabilmek kanımca bir ömür sürer. Ayurvedaya göre, evrende 5 elementin (eter, hava, ateş, su, toprak) birbirleri ile etkileşiminden doğan kaos ortamında yaşamın başladığını söyler. 5 element her organizmada farklı kombinasyonlara girdiği için, hiçbir varlık diğeri ile tıpatıp aynı değildir. Evrende herkes şahsına münhasırdır. Beş element şöyle bir duygusal profil çizer:

– Eter; boşluk,  sükunet, huzur, özgürlük, yalnızlık, gönüllü izole olma isteği. – Hava; hiperaktivite, karışıklık, şaşkınlık, korku, endişe, düzensiz duygular. – Ateş; rekabet etme dürtüsü, yargılamak, tenkit etmek, agresif ve şiddet eğilimli ruh hali. – Su; sevgi, aşk halleri,acıma, merhamet etme, aşırı bağlanma, tamahkar olma. – Toprak; sabit duygular, ağırbaşlı haller, depresyona yatkınlık, sabit fikirlilik. Bu duygu baskınlıkları nabızdan okunabilir ve problem daha ortaya çıkmadan müdahale edilebilir. Nabız, sadece atardamardan alınan ritim değildir, 3 ana nabız vardır. – Hayatın nabzı: Yaratılmış her canlı varlığın bir bioritmi vardır. Nefes alıp  verir. Solumak sadece oksijen alıp karbondioksit vermek değildir. Nefes, hayat enerjisini alıp, bireyselliğimizi ifade etmek demektir. (kedinizde nefesi gözlemleyin! Uzun ve derin nefesler alıyorsa, yaşama sevinci yüksektir, uzun ve sessiz nefes veriyorsa, ne istediğini çok iyi biliyor demektir) -Deri altından alınan nabız: Kalbin, kan damarlarında ve dokularda yansıyan ritmidir. Atardamarlardan alınır Plazma ve kan dokuların söylediği şarkıdır diyor ayurveda, aynı zamanda, kanın Ruh’u taşıdığını ve nabzın ruhun sesi olduğunu söylüyor. -Tüm organlardaki nabız atışı: Tüm organlar, yaşamada ve diri kalmasını belli bir vibrasyona, kendine has ritmik bir harekete sahip olmasına borçludur. Bu bir tür bilinç halidir ve bu bilincin akışı organların nabzıdır. Şimdi! Kedinize sarılın, tüylerini okşayın, sonra bekleyin, size karşılık versin, sağ elinizi yavaşça arka kasığına koyun, nabız atışını hissedeceksiniz, nabzın üzerine 3 parmağınızı koyun. Sakince ve yavaşça parmaklarınızı tek tek hafifçe bastırın, her bir parmağınızda nabız atışının ritmi değişecektir. İşaret parmağınızdan aldığınız ritim, hızlı, hafif ve sürünüyor gibidir. Orta parmağınızdan güçlü ve sert vuruşlar alırsınız, sıçrıyor gibidir. Yüzük parmağınızda nabzı hissetmezsiniz, parmağınızı biraz daha bastırın o zaman derin, yavaş ve süzülen bir ritim hissedeceksiniz. Daha sonra, hayvanınızın bileklerinden, ön bacağının eklem yerlerinden, boynundan ve şakaklarından nabzını alın. Atardamarları kolay bulmaya başlayınca, kendi parmaklarınızda nabzı dinleyin, niteliklerini (yani yılan gibi sürünüyor mu, kurbağa gibi sıçrıyor mu ya da kuğu gibi süzülüyor mu) her bölge için ayrı ayrı not edin. Nabız okumayı kendinizde de deneyin,  işaret parmağınızın bilekten sonra birinci parmak olmasına dikkat  edin. Tam parmak uçlarınızı atardamarınıza değdirin, her parmakta nabız atışını “farklı” hissedeceksiniz. Kararlı ve sabırlı olun, aklınıza geldikçe ama özellikle sabah uyandığınızda ve kahvaltı etmeden önce nabzınızı kontrol edin ve not alın. Bu notlar önümüzdeki sayıdan itibaren aktaracağım bilgiler ışığında çok şey ifade edecek…

Sağlıcakla  kalın

Ferhan Yüksel

www.yogahan.com

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*