Tasma mı? Denemeye Değer…

Araştırmalar kaybolan kedilerin yalnızca yüzde ikisinin evlerine geri döndüğünü gösteriyor. “Ben kedimi hiç evden çıkarmıyorum, kaybolma olasılığı yok” diye düşünmeyin. Çünkü istatistiklere göre evden dışarı çıkarılmayan kedilerin kaybolma olasılıkları da şaşırtıcı derecede yüksek. Kaybolan tüm kedilerin yaklaşık %40’ının evden çıkarılmayan kediler. Üstelik, bu kedilerin büyük çoğunun tasması olmadığından yaşamlarını sürdürebilenler ya başkaları tarafından sahipleniliyor ya da sokak kedisi olarak algılanıyor. Bu durum evcil kedilere künye taşıyan tasma takmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ne var ki çoğu kedi sahibine göre kediler tasmalardan hiç hoşlanmıyor. Siz de bir kediseverseniz, muhtemelen böyle düşünüyorsunuzdur. Nitekim birçok kedi sahibi tasma takmayı denese bile kedinin tasmayı çıkarmaya çalışırken kendisini yaralamasından çekindiği için onun tasma takması konusundaki ısrarından kısa sürede vazgeçer. ABD’deki Ohio, Florida ve Texas’taki çeşitli üniversitelerdeki kedi sahipleri arasında yapılan bir araştırmada kedilerin takılan tasmalara ne kadar “tahammül edebildiği” incelenmiş. 338 kedi sahibinin toplam 538 kedisiyle yapılan araştırmada kedilere çeşitli özelliklerde tasmalar takılmış. Bu kedilerin 391’i, yani %72’si önceden belirlenen süre olan altı ay boyunca tasmayı takmış. Geriye kalanların 32’sinden çeşitli nedenlerle sonuç alınamamış. Bunun dışında altı ayın tamamında tasma takmamış kedilerin sayısıysa 115. Bu kedilerin sahipleri kedilerinin tasmalarını neden takmadıkları konusunda çeşitli gerekçeler göstermişler. Araştırmaya katılan kedilerin %7,1’i tasmasını kaybetmiş; %4,8’i tasmanın olduğu bölgeyi aşırı derecede kaşımış; %3,3’ü tasmayı sürekli çıkardığı için, %1,5’i de tasmayı ağzına ya da başka bir cisme taktığı için sahipleri tasmayı takmaktan vazgeçmiş. Kedi sahipleriyle yapılan görüşmelerden çıkarılan sonuçsa ilginç. Çünkü kedilerinin tasmayı ne kadar benimsedikleri kedi sahiplerinin tutumlarıyla orantılı çıkmış. Kedilerinin tasmayı kabul etmeyeceği önyargısına sahip olan kedi sahipleri kedilerinin tasmaya alışması konusunda sabırlı değiller. Kedi tasmadan rahatsız olduğunda çok da üstelemiyorlar. Görüşmelerden, bazı kedi sahiplerinin sadece bir kez uğraştığı, sabırlı olanlarınsa beş altı kez denedikleri sonucu ortaya çıkmış.  Yine araştırmaya katılan kedilerin sahipleriyle yapılan görüşmelerde kedilerin 56,3’ünün tasmaya beklenenden daha iyi tahammül ettiği sonucu çıkmış. Kedi sahiplerinin %31’i, sonucun bekledikleri gibi olduğunu kalan %8’lik kısmıysa sonucun beklediklerinden kötü olduğunu belitmiş. Araştırmayı yürüten Linda Lord, tasmaların kediler için tehlikeli olabileceğini de belirtmekten geri kalmıyor. Araştırmaya katılan kedilerin yaklaşık %3,3’ünün tasmalarının ağızlarına ya da bir başka cisme takıldığını vurguluyor. Ancak, tasmanın oluşturduğu riskin kedilerin kaybolma riskinden çok daha küçük olduğunu da belirtiyor.  Araştırmada kedilerin çoğuna tasma dışında, son zamanlarda yaygınlaşmaya başlayan bir uygulama olan mikroçipler de takıldı. Bundaki amaç mikroçiplerin ne kadar sağlıklı çalıştığını bulmaktı. Çalışma sonunda mikroçip takılan 478 kediden yalnızca üçünün mikroçipinin enjeksiyon yeri olan kürek kemiklerinin arasından kaydığı belirlenmiş. Tasmanın aksine bu mikroçipler dikkat çekmese de kayıp kediler bulunduğunda içerdikleri bilgiden kedinin kimliğinin ve sahibinin belirlenmesi mümkün. Bu mikroçiplerin dışarıdan belli olmaması kedilerin sokak kedisi olduğunu düşündürebilir. Ancak yine de tasma takamayan kediler için mikroçipler iyi bir seçenek. Çalışmanın sonunda, araştırmaya katılan kedilerin %90’ının sahibi araştırmacılara kedilerine tasma takmayı sürdüreceklerini belirmiş. Geri kalan %10 ise yaşadıkları sıkıntıdan dolayı ya da kedilerinin kaçma olasılığının bulunmayışı dolayısıyla tasma takmayı düşünmediğini belirmiş.

Alp Akoğlu

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*