Japonya’dan Bir Masal Kedi Resimleri ve Fare

 

 

 

 

 

 

Bu masal Japonya’nın Tohoku’dan Chugoku ve Shikoku’ya kadar uzanan orta kesimlerinde bilinmektedir. 1898’de Lafcadio Hearn tarafından İngilizceye çevrilmiş ve The Boy Who Drew Cats (Kedi Çizen Çocuk) adıyla yayımlanmıştır. Hearn, tercümesinde masala orijinalinden biraz farklı bir yorum katmış ve kahramanı masalın sonunda ünlü bir sanatçı yapmıştır. Çok çok eskiden Japonya’da küçük bir köyde fakir bir çiftçi ailesi yaşarmış. Bu çok iyi kalpli karı kocanın geçindirmekte zorlandıkları çok sayıda çocukları varmış. En büyük oğulları henüz 14 yaşındayken bile babasına yardımcı olabilecek kadar güçlüymüş. Kızları ise neredeyse yürüyebildikleri andan itibaren annelerine yardım etmeyi öğrenmişler. Ancak en küçük çocukları olan oğulları zor işlere pek uygun görünmüyormuş. Çok akıllıymış, hatta tüm diğer kardeşlerinden daha akıllıymış. Ancak bedenen zayıf ve küçükmüş. Çevredekiler çocuğun asla çok fazla büyüyemeyeceğini söylüyorlarmış. Bunun üzerine anne ve babası çocuğun çiftçi olmaktansa rahip olmasının daha iyi olacağını düşünmüşler. Bir gün çocuğu da yanlarına alarak köyün tapınağına gitmişler. İyi kalpli yaşlı rahipten küçük oğullarını kendisine yardımcı olarak kabul etmesini ve bir rahibin bilmesi gerekenleri ona öğretmesini dilemişler. Yaşlı adam çocukla kibarca konuşmuş ve ona birkaç soru sormuş. Çocuk öyle zekice cevaplar vermiş ki, rahip onu yetiştirmek üzere tapınağa almayı kabul etmiş. Çocuk yaşlı rahibin öğrettiklerini çabucak öğreniyormuş ve her konuda oldukça itaatkârmış. Ancak bir tek kusuru varmış. Çalışma saatlerinde kedi resimleri yapmayı seviyor ve hiç çizilmemesi gereken yerlere kedi resimleri çiziyormuş . Ne zaman yalnız kalsa kedi çiziyormuş. Rahibin kitaplarının kenarlarına, tapınaktaki panolara, duvarlara, sütunlara… Rahip bunun doğru bir davranış olmadığını kaç kez söylediyse de çizmekten vazgeçmemiş. Kedi çizmekten kendini alamıyormuş. İçinde “sanatçı dehası” bulunduğundan rahip yardımcısı olmaya uygun değilmiş. İyi bir rahip yardımcısı kitap okumalıymış. Kâğıt paravana çok akıllıca kedi resimleri çizdiğinin ertesi günü, yaşlı rahip ona sertçe şöyle demiş: “Oğlum, bu tapınaktan bir an önce gitmelisin. Asla iyi bir rahip olamazsın; ama belki büyük bir sanatçı olabilirsin. Şimdi sana son bir tavsiye vereceğim, bunu hiç unutma. Geceleri geniş yerlerden sakın; küçükle yetin!” Çocuk, rahibin “Geceleri geniş yerlerden sakın; küçükle yetin!” sözüyle ne demek istediğini anlamamış. Elbiselerini derleyip toparlarken düşünmüş, düşünmüş; ama bu sözün ne anlama geldiğini anlayamamış. Rahiple de daha fazla konuşmaya çekinerek vedalaşmış. Tapınaktan çok üzgün ayrılmış ve ne yapacağını düşünmeye başlamış. Doğruca eve giderse babasının onu rahibe itaat etmediğinden dolayı cezalandıracağını düşünerek eve gitmekten korkmuş. Birden komşu köyde çok büyük bir tapınak olduğu aklına gelmiş. O tapınakta birkaç rahip olduğunu bildiğinden, onlara giderek kendisini yardımcı olarak kabul etmelerini dilemeyi düşünmüş. Aslında artık o tapınak kapalıymış; ama çocuk bunu bilmiyormuş. Kapanmasının nedeni bir cinin rahipleri korkutup kaçırması ve orayı sahiplenmesiymiş. Bazı cesur savaşçılar cini öldürmek için gece tapınağa gitmişler; ancak daha sonra bir daha onları canlı gören olmamış. Bunlardan hiç haberi olmayan çocuk, rahiplerin onu eğitmelerini umarak köye doğru yürümüş. Köye ulaştığında hava kararmış, herkes uykuya çekilmiş. Ana yolun diğer ucunda tepenin üzerinde tapınağı görmüş; içinde ışık yanıyormuş. Anlatılanlara göre cinler bu ışığı, barınacak yer arayan yalnız gezginleri avlamak için yakıyorlarmış. Çocuk doğruca tapınağa gitmiş ve kapıyı çalmış. İçeriden hiç ses gelmiyormuş. Tekrar tekrar çalmış; ama kimse gelmemiş. Sonunda yavaşça kapıyı itmiş, şansına kapı kilitli değilmiş. İçeri girmiş, yanan lambayı görmüş ama ortalıkta rahip yokmuş. Mutlaka kısa sürede bir rahibin geleceğini düşünerek oturup beklemeye başlamış. Sonra tapınaktaki her şeyin tozdan gri olduğunu ve örümcek ağlarının her yanı kapladığını fark etmiş. Ve kendi kendine rahiplerin burayı temiz tutmak için mutlaka bir yardımcı almayı isteyeceklerini düşünmüş. Buranın bu kadar tozlanmasına nasıl izin verdiklerine hayret etmiş. Ancak onu en çok sevindiren şey, etrafta gördüğü ve üzerlerine kedi resimleri çizebileceği büyük beyaz paravanlarmış. Yorgun olduğu hâlde, eşyalarının arasında yazı kutusunu arayıp bulmuş ve taş mürekkebini eritip kedi resimleri çizmeye başlamış.

 

 

 

 

 

 

 

 

Paravanlara pek çok kedi resmi çizdikten sonra çok çok uykusu gelmiş. Tam bir paravanın yanına kıvrılıp yatacakken aniden rahibin sözünü hatırlamış. “Geceleri geniş yerlerden sakın; küçükle yetin!”  Tapınak çok büyükmüş; o ise yalnızmış. Ne anlama geldiğini pek anlayamasa da bu sözü düşününce ilk defa biraz korkmaya başlamış ve uyumak için kendisine küçük bir yer bakınmış. Sürgü kapılı bir küçük dolap bulmuş ve içine girmiş. Uzanmış ve uykuya dalmış. Gece yarısı çok feci bir sesle–kavga ve çığlıklarla–uyanmış. Öylesine korkunçmuş ki küçük dolabın çatlağından bile dışarı bakamayacak kadar korkmuş, hiç hareket etmeden dehşetle nefesini tutmuş. Tapınaktaki ışık sönmüş ancak garip sesler duyulmaya devam etmiş, hatta daha da artarak tüm tapınağı sarsmış. Uzun süre sonra sessizlik olmuş; ancak çocuk yine de kıpırdamaya korkuyormuş. Kapının çatlağından gün ışığı dolabın içerisine sızana kadar hiç hareket etmemiş.

 

 

 

 

 

 

 

Dikkatlice saklandığı yerden çıkmış ve etrafa bakınmış. İlk olarak tapınağın yerindeki kanı fark etmiş. Sonra da tapınağın tam orta yerinde, inekten bile büyük, kocaman bir canavar farenin yattığını görmüş! Ama onu kim veya ne öldürebilirmiş? Ortalıkta ne bir adam ne de başka bir yaratık varmış. Çocuk aniden dün gece çizdiği kedilerin ağızlarındaki kırmızılığı ve ıslaklığı fark etmiş. Canavar farenin kendi çizdiği kediler tarafından öldürüldüğünü anlamış. Böylece yaşlı rahibin ona neden “Geceleri geniş yerlerden

sakın; küçükle yetin!” dediğini de nihayet anlamış. Köy halkının kahramanı olan çocuk tapınakta yaşamaya başlamış ve sonraları tapınağın başrahibi olmuş.

Ayşem Dündar

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*