Büyük Kedigillerden JAGUAR

 

Kedici dergisinin bu yazısında büyük kediler bölümümüzün konuğu olan jaguar (Panthera onca) taksonomik sınıflandırmada; Hayvanlar (Animalia) alemi, Kordalılar (Chordata) şubesi, Memeliler (Mammalia) sınıfı, Etçiller (Carnivora) takımı, Kedigiller (Felidae) ailesi, Büyük kediler (Pantherinae) alt ailesi, Panter (Panthera) cinsinin bir türü olarak yer almaktadır. (Diğer türler ise kaplan, aslan ve leopardır.) Kaplan ve aslandan sonra en büyük üçüncü kedi olan jaguar, Batı Yarımküre’nin en büyük ve en güçlü kedisidir. Günümüzde Meksika’dan Orta Amerika’ya ve Paraguay’ın güneyi ile kuzey Arjantin’e kadar dağılan bir alanda bulunmaktadır.

Fiziksel Özellikler

Fiziksel bakımdan daha çok leopara benzese de daha güçlü yapısı, davranışsal ve habitat özellikleri ile kaplana daha yakın olan jaguar, ormanlık araziden açık araziye kadar çeşitli alanlarda yaşar. Genel olarak su kenarlarında bulunur ve kaplanla birlikte, yüzmekten hoşlanan kediler olarak dikkat çekerler. Ağırlığı genellikle 36 – 151 kg arasında değişim göstermekle beraber ortalama 56 – 96 kg arasındadır. Boyu 1,62 – 1,83 m arasında değişir ve kuyruk da bu boya 75 cm daha ekler. Omuz yüksekliği 67 – 76 cm arasındadır. Bölgeler ve habitatlar arasında boyut farklılıkları da ortaya çıkarılmıştır. Kuzeyden güneye gidildikçe boyut büyür. Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar. Jaguarların tüm kedigiller içinde en güçlü çeneye sahip olduğu düşünülmektedir. (Bu düşünce jaguarın kaplumbağa kabuklarını bile delen çene yapısı sonucu ortaya çıkmıştır.) Vücut oranına göre ısırma gücü temelinde yapılan karşılaştırmalar, jaguarı aslan ve kaplanın önünde, bulutlu leoparın yanında en üst sıraya oturtmuştur. Bir jaguarın 300 kg’lık bir boğayı bile çenesiyle 8 metre sürükleyebileceği ve en ağır kemikleri bile ezebileceği bildirilmiştir.

Jaguarın dış görünüşüne baktığımızda postu asıl sarımsı kahverengi renkteyse de kızıl-kahverengiden siyaha kadar çeşitlilik gösterir. Kedinin kürkü, habitatında kamufle olabilmesi için gül tarzı beneklerle kaplıdır. Post üstündeki benekler bir jaguardan diğerine farklılık gösterir; gül şeklindeki benekler farklı tipte olabilir. Genellikle kafa ve boyundaki benekler dolu, içinde boşluk olmayan beneklerdir. Kuyruk bölgesinde de aynı şekilde olan benekler birleşerek bir kuşak haline gelir. Göbek, boyun altı ve ayakların dış yüzleri ile aşağı yanlar beyazdır. Bu türde melanizm (Yunanca “siyah renklenme”) diye bilinen durum oluşur. Melanizme sahip tip, benekli tipten daha az yaygındır. Melanizm, baskın alelin sonucudur. Melanizmi olan jaguarlar tamamen siyah görünseler de yakından incelendiğinde benekler hâlâ görülebilir durumdadır. Bunlar halk arasında kara panter olarak bilinse de ayrı bir tür oluşturmazlar. Bazen beyaz panter diye adlandırılan ve nadir görülen albino bireyler, diğer kedilerde olduğu gibi jaguarlar arasında da ortaya çıkar. Jaguar, leopara çok benzer ama daha kısa ve kalın yapıdadır. İki hayvan, postlarının üzerindeki gül şeklindeki beneklerden ayırt edilebilirler. Jaguarın benekleri sayıca daha az ve büyüktür. Genelde koyu renklidir ve kalın çizgili beneklerin ortasındaki küçük benekler leoparda bulunmaz. Jaguarın kafası daha yuvarlaktır; daha kısa ama kalın bacakları vardır.

Üreme

Dişi jaguarlar cinsel olgunluğa yaklaşık iki yılda, erkek jaguarlar üç ya da dört yıl sonra ulaşırlar. Eşler çiftleştikten sonra ayrılır ve yavruların bakımını dişi yapar. Gebelik 93 – 105 gün arası sürer ve dişi sıklıkla iki, bazen de dörde kadar varan sayıda yavrular. Anne, yavrular doğduktan sonra erkeklerin etrafta dolaşmasına izin vermez. Kaplanlarda da görülen bu davranış, yavru yamyamlığını önlemek içindir. Gözü kapalı doğan yavrular iki hafta sonra gözlerini açar. Üç ayda sütten kesilen yavrular, altı aylık olana kadar yuvalarından ayrılmaz, daha sonra anneriyle birlikte ava çıkmaya başlarlar. Yavrular bir ile iki yıl arasında anneleriyle birlikte kaldıktan sonra kendilerine ait bir bölge oluşturmak üzere ayrılırlar. Diğer büyük kediler gibi jaguar da kükreyebilir. Doğal yaşam alanlarında jaguarların yaşam süresi 12 yıl civarındadır. Esaret altında 23 yıl kadar yaşadıkları görülmüştür; ki, bu özellikleriyle, en uzun yaşayan kedilerin arasında yer alırlar.

Avlanma

Jaguar genellikle gece hayvanı olarak tanımlansa da, daha çok yarı karanlıkta (gün doğumundan önce ve gün batımından sonra) aktiftir. Av olduğu takdirde jaguar gündüzleri de avlanabilir. Zamanının % 50 – 60’ını aktif olarak geçiren jaguar oldukça enerjik bir kedidir. Tüm kediler gibi jaguar da yalnızca et ile beslenen bir etçildir. Fırsatçı bir avcıdır ve 85’e yakın türü avlar. Jaguar büyük avları tercih eder ve geyik, tapir (otla beslenen bir memeli türü), pekari (domuzgiller ile akraba olan bir tür memeli), köpek ve hatta cayman timsahlarını bile avlar. Ancak kedi, kurbağa, fare, kuş, balık ve evcil hayvan gibi yakalayabildiği her türlü hayvanı yiyebilir. Jaguar Panthera cinsinde yaygın olan derin ısırık ve boğma tekniğini kullansa da kediler arasında istisna teşkil eden kendine has bir öldürme yöntemini tercih ederek, köpek dişleriyle avının kulakları arasından şakak kemiklerini ısırarak doğrudan beynini deler. Avını öldürdükten sonra cesedini çalılığa ya da gözden uzak başka bir noktaya taşır. Avını karnından değil, boyun ve göğsünden yemeye başlar. Jaguar bir süper avcıdır, yani besin zincirinin en üstünde yer alır ve onu avlayan başka bir tür yoktur. Jaguar ayrıca kilit tür olarak, otçul ve tanecil hayvanların popülasyonlarını kontrol ederek orman sisteminin yapısal bütünlüğünü sağlar.

Nesli Tehlikede

Jaguar, Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik tarafından “neredeyse tehdit altında” bir tür olarak değerlendirilmiş olup yakın gelecekte soyu tükenme tehdidi altına girebilir. Jaguar, Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme’nin 1. maddesi ile korunmaktadır: Jaguar ya da herhangi bir parçasının uluslararası ticareti yasaklanmıştır. ABD, Arjantin, Fransız Guyanası, Honduras, Kolombiya, Nikaragua, Panama, Paraguay, Surinam, Uruguay ve Venezuela’da avlanmaları yasaklanmıştır. Brezilya, Guatemala, Kosta Rika, Meksika ve Peru’da avlanma yalnızca sorun çıkaran hayvanlarla sınırlandırılmış iken Bolivya’da jaguar avı hâlâ serbesttir. Ekvador ve Guyana’da tür, herhangi bir koruma altında değildir.

Jaguar, uzun çağlar boyunca Orta ve Güney Amerika’da gücün ve kuvvetin sembolü olmuştur. Maya uygarlığında jaguarın ölüler ile yaşayanlar arasındaki iletişimi kolaylaştırdığına ve kraliyet ailesini koruduğuna inanılırdı. Mayalar bu güçlü kedileri ruhsal dünyadaki dostları olarak görmüş ve krallarına, içinde jaguar sözcüğü geçen resmî adlar vermişti; yine soyluların giydiği kıyafetler jaguar derisinden yapılmaktaydı. Aztek uygarlığı, yönetenlerin ve savaşçıların sembolü olarak jaguar imajını paylaştı ve jaguar, güçlü tanrı Tezcatlipoca’nın totem hayvanı olarak görüldü. Jaguar çağdaş kültürde de çok karşılaşılan bir semboldür; sıklıkla ürün adı olarak kullanılan “jaguar” en çok lüks araba markası olarak tanınır. 1960’ların başında Fender Müzik Aletleri, Jaguar adını verdikleri bir elektrogitar modeli de üretmiştir.

Serkan Durmaz

Veteriner Hekim

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*