Süper Anne “Boncuk”

Soğuk bir Kasım günü balkonuma gelmişlerdi. Balkon kapısının önündeki küçük bir bez parçasına sıkışarak soğuğu hissetmemeye çalışıyorlardı. Anne, yavrusunu biraz altına almıştı. İlk gördüğümde çok sevindim. Hemen pencereden anneye mama verdim. Balkona da kalın bir havlu serdim. O gece bahçede bir yavru daha olduğunu fark ettik. Anne bir bahçeye inip, bir balkona çıkarak sırayla yavrularını emziriyor ve ısıtıyordu. Kim yalnız kalırsa miyavlıyordu. Sabaha kadar bu devam etti. Ertesi gün annem “Diğer yavruyu balkona çıkaramadı herhalde, sen çıkarıver, bütün gece miyavladılar.” dedi. Anne kedi kızar mı acaba tedirginliğinde bahçede yavru kediye yaklaşıyordum. Anne ne yapmak istediğimi anlamıştı ve miyavlayarak benimle geliyordu. Diğer yavruyu da balkona koyunca önce iki kardeş koklaştılar, sonra anneleri yanlarına gitti. Minnettarlıkları görülmeye değerdi. Kediler böyledir işte. Sahiplerini çoğu zaman onlar seçerler. O günden sonra balkon onlar için düzenlendi ve oraya yerleştiler. Bir arkadaşım onlar için çok güzel bir kulübe yaptı. Soğuk kış günlerinde, yağmurlu havalarda da evin bir odası onlara ayrıldı. Güzel bir tekir olan anneye “Boncuk” adını verdim. Ben ona “Süper anne” diyorum. Öyle bir özveriyle ilgileniyor ki yavrularıyla hayran kalmamak mümkün değil. Akıllı, güçlü, uysal, mırlayarak konuşan ve söylediklerinizi anlayan bir kedi Boncuk. Genleri baskın olmalı ki iki yavrusu da kendisinin aynısı. Hatta iki yavru arasındaki üç farkı bulun oyunları bile oynadık. Kızıma “Paşam”, oğluma “Dobiş” adını verdim.

Boncuk gerçekten süper bir anne. Onun yavrularıyla ilgilenmesi, onlar oynarken uzaktan gözetip kollaması, benim yiyecek vermeme rağmen onlara yiyecek getirmesi, yavrular üstüne çıktığında gösterdiği sabır, onlara çevreyi tanıtması benim için çok hoş gözlemlerdi. Yavrular kocaman oluncaya kadar, 5 ay emzirdi onları. Yabancı bir kedi geldiğinde aslan kesilir, yavrulara yaklaşmasına izin vermezdi.

Hani dedim ya Boncuk ne söylesem beni anlar ve mırlayarak cevap verir diye. Hiç unutmam bir gün Boncuk evde uyuyordu, yavrular artık biraz büyüdükleri için bahçede dolaşıyorlardı. Sağanak bir yağmur başladı. Dobiş eve geldi, sırılsıklamdı. Paşam ortalarda yok. Yavru kedilerin ıslanmaması gerekir, çabuk hasta olurlar. Dobiş’i hemen kuruttum. Yağmur o kadar şiddetliydi ki Paşam’ı merak ediyordum. O sırada Boncuk’u pencereden dışarı bıraktım. “Git, bana Paşam’ı bul. Onu buraya getir.” dedim. Birkaç miyavladı. Saçak altından çıkacak mı diye baktım. 5 dakika sonra Paşam’ı eve getirdi. İkisi de ıslanmıştı. “Aferin sana, kızım” dedim ve onları kuruttum.

Bahar gelirken Boncuk bir gün yavruları bir yere götürdü ve yalnız geldi. Biliyorum yeni yavrulara hazırlanıyordu. Artık onlar kendi başının çaresine bakmalıydı. Fakat biri 3 gün, diğeri 3 ay sonra eve geri geldi. Nisan ortasında da Boncuk’un üç güzel yavrusu oldu. Havalar soğuk olduğu için onlar da bir ayı evdeki odalarında geçirdiler.

Bu üç güzelin büyümelerini gözlemlemek benim için büyük bir zevkti. Boncuk bütün gün yavruların yanında yatıyor, onlarla ilgileniyor, sadece akşam ben eve gelince tuvalet ihtiyacı için dışarı çıkıyordu. Giderken yavruları bana emanet ettiğini hissediyordum. Bana güveniyordu.

Yavrular iki haftalık olunca anne sütü yetersiz gelmeye başladı. Veterinerden toz şeklinde yavru kedi maması aldım ve enjektörle beslemeye başladım. Boncuk bunu da hemen anlamıştı. Yavrulara mama verirken o da geliyor, bir taraftan yavruların kaçırdığı damlaları yalıyor, ortaya komik bir manzara çıkıyordu. “Kızım, artan mamayı sana vereceğim, bekle.” dediğimde üç yavrunun da doymasını bekliyordu. Mamasını yiyen yavruyu Boncuk’un önüne koyuyordum, bir de onların çenesini temizliyordu.

Yavrular bir aylık olduklarında acaba artık kaptan süt içebilirler mi deneyeyim dedim. Çok komiklerdi. Burunlarını sütün içine sokup hava üflüyorlardı ve sütte baloncuklar oluşuyordu. Sonra burunlarına süt kaçıyor, hapşırıyorlardı. Süt ve su içmeyi öğrenmeleri biraz zaman aldı.

1,5-2 aylık olduklarında ev şenlik yeri gibiydi. Sürekli evde koşuyorlar, yuvarlanıyorlar, şirinlikler yapıyorlardı. İşten döndüğümde yorgunluk falan kalmıyordu. Sonra Dobiş de onlara katıldı. Dobiş iri bir erkek kedi. Ama çok saf, sevgi delisi ve çocuk ruhlu. Evde yavrular birbirini kovalıyor, Dobiş yavruları kovalıyor, Boncuk da Dobiş’i kovalıyor. Bense kahkahalar atarak onları izliyorum. Dobiş kendisini hala küçük sanıyor, yavru davranışları o cüsseye pek uymuyor ve çok komik gözüküyor.

Şimdi artık hepsi büyüdüler ve tamamen bahçe hayatına geçtiler. Bakalım süper anne Boncuk yaz bitmeden bana yeni yavrular getirecek mi?

Yazan: Özlem Saygın

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*