Meraklı Şimal

Bu bayan benden ne istiyor anlayamadım bir türlü. Beni aldı ensemden tuttu o hiç sevmediğim sıvıyla yıkadı. Nedir bu sıvı anlayamadım. Beyaz saydamımsı bir şey her yerde karşıma çıkıyor, ondan çok korkuyorum. Bir tek mamamı yedikten sonra seviyorum biraz içiyorum ohh. Sahibi en çok mutfakta kızdırıyorum, çok bunalıyor bana elleriyle o sıvıdan çırpıyor o zaman kaçıyorum. Bana sürekli bir şeyler söylüyor ama ben duymuyorum. Yüzünde sürekli bir gülümseme var. Ben ne yapsam gülümsüyor. Arada bir parmağını sağa sola sallıyor…

Aman o ne yaparsan yapsın ben bildiğimi yapıyorum. Merak ediyorum işte… Bana en çok kendisi yemek yerken kızıyor. Niye kızıyor ki, anlamıyorum. Oysa ben hiçbir şey yapmıyorum. Sadece masaya çıkıyorum tabağın içindekileri kokluyorum, beğendiğim olursa da yiyorum. Bunda kızacak ne var sanki! Akşam çok ilginç bir şey koydu masaya. Tabağın içinde kahverengi bir sıvı vardı, göl gibiydi. Kokladım ama çok korktum içine düşersem boğulacağım zannettim. Hemen kaçtım masadan. Off ya… Beni ne kadar çok kucağına alıyor. Ensemden öpüyor yetmiyor birde burnumu öpüyor. Anladım beni çok seviyor ama bu sevgi beni bunaltıyor. Bazı zamanlar evden kaçmak istiyorum. Dışarıyı merak ediyorum. Yapamıyorum işte sahibi çok seviyorum. Sürekli gezmek, koşmak, her yeri karıştırmak istiyorum. Yine böyle birgün ben gardırobun üzerine çıktım orada uyudum. Sonra ışık açıldı ne kadar uyudum bilmiyorum. Baktım benim sahip yanında bir köpek birde adam etrafı koklatıyorlar, hemen anladım beni arıyorlardı. Hiç miyavlamadım. Çok komikti sahip çıldırmış gibiydi. Deliler gibi etrafta dolanıyordu, pencereden aşağıya dolaplara her yere bakıyordu. Bende dolabın üstünde seyrediyordum merakımdan.

Sonra gözlerinde yaş görünce çok üzüldüm yatağa atladım. Beni görünce çok sevindi. Hemen kucağına aldı öptü öptü. Çok acıdım haline bende pati atmadım. Zaten çok fazla çiziyorum ellerini. Ama hep istemeden oluyor. Sahiple oyun oynamak çok hoşuma gidiyor oynarken de kendimi kaptırıyorum patiler falan derken çizikler çok canını yakıyorum çok. Evde olmadığında bol bol uyuyorum, dinleniyorum. Sahip gelince hemen zaten beni kucağına alıyor önce öpüyor, sonra tüylerimi okşuyor. O evde olunca hep etrafında dolanıyorum hiç kızmıyor bana. Sonra koltukların arasında zıplayarak dolanıyorum, pencerelerin önünde geziniyorum masaya oradan mutfağa. O zaman çok kızıyor kucağına aldığı gibi beni odaya kapatıyor. Çok yoruluyorum çok. Çünkü ben çok meraklıyım.

Yazan: Nuray Erman

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*