Yavru Kediciler İçin Rehber (3. Bölüm)

Yavru kedicilikten gerçek kediciliğe doğru ilk adımı daha önceki bölümlerde atmıştık. Kedimiz veya kedilerimizle yıllar sürecek (maalesef onlar için yıllar bizden çok daha hızlı geçiyor) mutlu bir birliktelik için onu çok iyi anlamamız ve yaşayacağı ortamı ki çoğunlukla onun bütün hayatını geçireceği evimizi hazırlamalıyız. Artık hayatımızda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Kedici olmak büyük sorumluluk ister. Başta sadece kedi olarak düşündüğümüz bu küçük yaratıklar bundan sonra hayatımızı, alışkanlıklarımızı, davranışlarımızı, düşünce yapımızı aslında hemen her şeyimizi derinden etkileyecektir. Birinci bölümde kediyi tercih etmemizin nedenlerini, nasıl ve nereden alacağımızı, ikinci bölümde ise kedimizi eve getirmeden önce ihtiyacımız olan malzemeleri ve onların gerekliliklerini anlatmaya çalışmıştık. Bu sayımızda ise artık eve gelme aşamasındaki kedimizin ev ortamına alışması ve evimizin de yeni kedinin özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre dizayn edilmesi konularını, temel başlıklar altında anlatacağız.

1.İlk Tanışma

Her birliktelikte yaşanan ilk şeyler çok önemlidir. Kedimizle nasıl karşılaşmış olursak olalım, ona karşı davranışlarımızın temelini sabır ve şefkat oluşturmalıdır. Kediler, hemen her yeniliğe şüphe ile yaklaşırlar. Aranızda kısa sürede güven ortamının oluşması için, ilk günler onu hiçbir şekilde, bir şey yapmaya zorlamayınız.

Önerilerimiz, evinizi paylaştığınız tüm aile üyeleri, hatta ara sıra gelen ziyaretçilerinizi bile kapsamaktadır. Bu süreç zor olmakla beraber zaman içinde aşılacaktır. Burada yapılacak küçük bir hata ömür boyu sürecek problemlerin başlangıcı olur. Unutmayınız ki, kediler kendilerine yapılan iyi ve kötü şeyleri asla unutmazlar. Küçükken yaşanan olaylar insanlarda olduğu gibi kedilerde de kalıcı etkiye sahiptir. Onu ilk kucağınıza alışınızda bile acele etmeyin. Önce onun size yaklaşmasını ve sürtünmesini bekleyin. Kediler ilk adımı kendileri atmak isterler. Ne kadar kedi özlemi içinde olursak olalım, taşkın sevgi gösterilerinden kaçının. Önemli bir diğer konu ise yeni kedinizle direk göz temasında bulunmayınız. Sevgi dolu bile olsa, kediniz yeni karşılaştığı birisinin direk göz temasını tehdit olarak algılayacaktır. Kedimizi aldığımız yerden eve götürürken çok dikkatli ve sakin olmalıyız. Eve ilk giderken kötü geçen bir araba seyahati, kedimizin ömür boyu sürecek araba fobisine dönüşebilir. Eğer planlı bir şekilde kedinizi eve götürecek iseniz kedi taşıma kabı kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. Arabanızı sakin yavaş kullanırsanız, olası araba fobisinin önüne geçmiş olursunuz.

2.Evde İlk Gün

Evet ailemizin yeni üyesini evimize getirdik. Artık gerçek kediciyiz. Kedilerin evlerine ne kadar bağlı olduklarını duymayanınız yoktur. Şehir efsanesi olmakla beraber, yeni taşınılan bir evden sahibini terk ederek eski evine giden kedi hikayelerini herkes bilir. Ancak evde beslenen hayvanlar içinde, en evcimeninin de kedi olduğu söylersek abartmış olmayız. Kedimizin hayatında iki şey çok önemli yer tutar. Birincisi güven, ikincisi mekan. Onun birinci güvencesi siz, sonraki de eviniz olacaktır. İlk gün evinizin tamamını kedinizin kullanımına açmayın. Bu, hem onun yeni evini benimsemesini kolaylaştıracak hem de sizin onu daha rahat kontrol etmenizi sağlayacaktır. Ayrıca 3. bölümde anlatacağımız güvenlik tedbirlerini de almak için zaman kazanacaksınız. Önceki sayıda almanızı önerdiğimiz tüm eşyaları bu oda da toplayınız. Mama kabı ile tuvalet kutusunun birbirine yakın olmamasına özen gösterin. Kedilerin en karakteristik özelliklerinden biriside meraktır. Odaya ilk girdiğinde bir köşeye saklanan kediniz bir süre sonra keşif turlarına çıkmaya başlayacaktır. Kırılacak veya düşünde kedinize zarar verecek malzemeleri odadan uzaklaştırın. Bu tedbirleri alırken kedinizin mükemmel bir kas ve iskelet sistemine sahip olduğunu da unutmayın. Çünkü bu şirin canlılar vücutlarının onlarca katı yüksekliğe çok rahat atlayıp tırmanabilirler. Sizin ulaşamaz dediğiniz yerlerde cirit atabilirler. Bu bölümün sonunda size önerdiklerimizin tamamını evi paylaştığınız diğer fertlere de anlatmanız olacaktır. Sizi anlayamayacak küçük çocukları ise ilk zamanlar kedinizle yalnız bırakmayınız. Karşılıklı olarak birbirlerine zarar verebilirler. Evinizde başka kedi, köpek, kuş veya kemirgen varsa çözümler biraz daha komplike olacaktır. Bunu sonraki sayılarda daha geniş olarak anlatacağız. Ancak kuş ve kemirgenlerin, kedimizin doğal avları olduğunu unutmayınız. Onlarla uyumlu bir birliktelik doğal avcı olan kedimiz ile pek mümkün değildir. Çok nadir olarak, özellikle muhabbet kuşları ile aynı evi paylaşan kediler vardır. Ama her zaman tetikte olmak gerekiyor. Tanık olduğum bir olayda evin kedisi 5 yıl sabrettikten sonra evin kuşunu yemişti.

3.Güvenlik

Sonradan üzülmemek için evimizi, kedimizin sağlığını tehlikeye atmayacak şekilde düzenlememiz gerekiyor. Öncelikle artık hiçbir şeyi ortalıkta bırakmayınız. Bunu yaparken sadece zemini değil evin üst kısımlarını da hesaba katmalısınız. Yani 3 boyutlu düşünmeniz gerekiyor. Kedimiz için öldürücü olabilecek ilaç kutusunu, yerden alıp yüksek bir yere koymanın hiçbir anlamı yok. Bu gibi zararlı maddeleri onun açamayacağı kutu yada dolaplara koymanız gerekir. Oyun oynayan yavru kedi ile özdeşleşmiş yün yumakların bir parçası, kedimizce yutulursa ölümcül sonuçlar doğurabilir. Yine dikiş araç gereçleri, iğneler, küçük toplar, kumaş parçaları meraklı kedilerce yutulabiliyor ve sonuç zamanında müdahale edilmez ise üzücü olur. Bir diğer tehlike elektrik kabloları. Bunları çiğneyerek çarpılan kedi sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Tedbir olarak kablo kanallarını kullanabilirsiniz. En sık rastlanan tehditlerden biriside evlerdeki süs bitkileridir. Kedimizce yenmesi muhtemel bu tropik bitkilerin birçoğu zehirlidir (önümüzdeki sayılarda bu bitkiler hakkında daha geniş bilgi vereceğim). Trajikomik haberlere konu olsa da çamaşır, bulaşık makinesinde yıkanan, mikrodalga fırınına giren, buzdolabında donan kediler gerçekten vardır. Son olarak üzerinde duracağımız ve en sık yaşanan üzücü olay kedilerde yüksekten düşmedir. Özellikle yaz aylarında açık pencerelerden ve balkonlardan kedilerin düşmesi, alınacak basit tedbirlerle önlenebilir. Pencerelere sineklik yapılması ve balkon-teraslarda yalnız bırakılmaması doğuştan cambaz kedimizin sakat kalmasını önleyecek ve hayatını kurtaracaktır. Hayatımızda her zaman her şey planlandığı gibi olmayabilir. Soğuk bir kış günü titreyen yavru bir kedi, gözünüze takılabilir veya yağmurdan ıslanmış miyavlayan bir kedinin sesini duyabilirsiniz. Hatta yaralanmış veya hasta bir kedi sizden yardım isteyebilir. Böyle bir olayla karşılaştınız ve aklınızın bir köşesinde de kedi bakmak gibi bir düşünce var ise bu tarihi fırsatı kaçırmayınız. Şimdiye kadar anlattıklarımın tamamını çöpe atın. Plansız, programsız yıldırım aşkı gibi. İşte en anlamlı ve mutlu birliktelikler böyle başlar…

Kedici Sevgi ve Saygılarımla…

Hazırlayan: S. Tarkan Özçetin

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*