Manx Kedisi

Manx Kedisi’nin anavatanı Man Adası’dır. Man Adası; İngiltere ile İrlanda arasındaki İrlanda Denizi’nin ortasında yer alan küçük bir adadır. Manx Kedisi, ismini Man Adası’ndan alır. Manx Kedisi, Man Adası’nda “Kayt Manninagh” (Kayt: kedi, Manninagh: Man) veya “Stubbin” (güdük) olarak bilinir. Burada elbette güdük olarak kast edilen, bu kedinin kuyruğudur.

Manx Kedisi’nin en önemli özelliği, kuyruğunun olmaması veya çok kısa bir kuyruğa sahip olmasıdır. Bu kedinin kuyruksuz olması hakkında bazı rivayetler varsa da, bunların tümü asılsız ve bilimsel temelden yoksundur. Man Adası’nda, bu konudaki en yaygın halk inanışına göre, bu kedi Uzak Doğu’dan gemi ile gelmiştir. Uzak Doğu’da bilinmeyen bir ülkede, bir İspanyol Kalyonu’na binen Manx Kedileri, gemi ile İrlanda Denizi’ne kadar gelmişlerdir. Gemi burada Man Adası açıklarında fırtınaya tutulur ve gemi kayalıklara oturur. Kediler gemiden suya atlar ve yüzerek karaya çıkarlar. İşte bu kediler Manx kedilerini meydana getirmiştir.

Başka bir rivayete göre, Nuh Tufanı sırasında kedi, gemiye binen son hayvandır. Gemiye gelmekte acele etmediği gibi, gemiye binmekte de acele etmemiştir. Nuh Peygamber kapıyı kapatırken, kedinin kuyruğu kapıya sıkışır ve kopar. Kuyruksuz Manx kedisi böyle ortaya çıkar. Fakat bilindiği gibi, Genetik Biliminin en temel kurallarından birine göre, çevre şartlarının genotipe etkisi yoktur. Yani insan eli ile yapılmış bir müdahale, gelecek nesillerde ortaya çıkmaz. Bu konuda bilimsellikten tamamen uzak başka bir inanış ise, “Manx Kedisi, kedi ve tavşanın çiftleşmesi ile meydana gelmiştir. Bu inanış da Genetik Bilimi ile kolayca çürütülebilir.

Man Adası’nın ilk sakinleri, Kelt Irkı’dır. Keltlerin geleneklerine göre, bir kedinin kuyruğuna basan bir kişi, lanetli ve uğursuz olarak kabul edilirdi. Bu kişiler engerek yılanına sokturularak cezalandırılır ve öldürülürlerdi. Keltlerin bir efsanesine göre; Tanrı, kedi kuyruğuna basan Keltlerin cezalandırılmasını önlemek için, kuyruksuz Manx Kedisi’ni yaratmıştır. Bu inanış da bir efsaneden öteye gidememiştir.

Man Adası’nda Keltlerden sonra bir süre Vikingler yaşamışlardır. Ortaçağ kaynaklı bir Viking efsanesine göre, adada hüküm süren Viking savaşçıları, adadaki kedilerin kuyruklarını miğferlerine süs yapmak için kesmektedirler. Bunu önlemek isteyen dişi kediler, yavruları doğduktan hemen sonra kuyruklarını ısırarak koparmaya başlamışlar ve böylece kuyruksuz Manx Kedisi meydana gelmiştir.

Bütün bu bilimsellikten uzak rivayetlerin haricinde, gerçeğe uyan başka bir sebep vardır. Manx Kedisi, dominant karakterli bir mutasyon sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu kedilerde kuyruksuzluk geni dominant (baskın), kuyrukluluk geni ise resesif (çekinik) karakterdedir. Genetik Bilimi’nde “Görüntü Derecesi” (Expressivity) denilen bir kural vardır. Bu kural gereğince, bütün Manx Kedisi populasyonundaki kedilerin kuyruk uzunluğu, “tam kuyruksuzluk” halinden, “normal kuyrukluluk” haline kadar açılım gösterebilir. Bu yüzden (resesif karakterde olduğu için) az görülmekle beraber, kuyruklu Manx kedileri de bulunur. Manx Kedisi’ndeki kuyruksuzluk geni bir “çift etkili gen” dir.

Diğer etkisi ise, yarı ölümcül (semi-lethal) etki meydana getirmesidir. Yani kuyruksuzluk geni, yeni döllenen bir kedi embriyosunda aynı zamanda yarı ölümcül etkiye sebep olur. Bu yüzden homozigot kuyruksuz kedilerin bir kısmı daha anne karnında iken ölürler. Doğan yavruların ise bir kısmı doğumdan hemen kısa sonra ölür. Fakat ilk bir-iki ayı ölmeden atlatan kedi yavruları, hızla ve sağlıklı bir şekilde büyürler. Her ikisi de kuyruksuz erkek ve dişi olmak üzere bir çift Manx Kedisi’ne sahip olan bir yetiştirici, normalden az yavru doğacağını ve doğan yavruların bir kısmının da kısa bir süre içinde öleceğini beklemelidir. Bu zorluğu aşmak için, kuyruksuz bir Manx Kedisi’ni, kuyruklu bir Manx Kedisi ile çiftleştirmek gerekir. Böylece normal sayıda ve sağlıklı yavrular elde etmek mümkün olacaktır. Fakat burada kuyruksuz kedinin homozigot olduğundan emin olmak gerekir. Yoksa, doğan yavruların bir kısmı yine homozigot kuyruksuz olacağından, bu yavruların bir kısmını da kaybetmek söz konusudur.

Bu tip yetiştirme, son yıllarda anne karnında ölen kedi sayısını azaltarak, bir batında doğan yavru sayısını çoğalttığı gibi, doğan yavruların yaşama gücünü de artırmıştır. Manx Kedileri çok yetenekli avcılar olarak bilinirler. Hatta daha yavruyken bile, kendinden büyük avları avlamaları ile ünlüdürler. Bu yüzden Manx Kedileri, çiftliğinde veya arazisinde kemirgen problemi olan çiftçiler tarafından yoğun olarak tercih edilirler.

Kökeni

Manx Kedisi’nin kökeni 1700’lü yıllara uzanır. Avrupa’nın bazı bölgelerinde kuyruksuz kedi topluluklarına rastlanmaktadır. Örneğin Danimarka’da, Kopenhag Şehrinin bulunduğu adanın batı tarafında, deniz kenarındaki Reerso şehrinde de kuyruksuz kediler bulunmaktadır. Bu kediler Manx Kedilerinin veya Manx Kedileri, Reerso Kedilerinin ataları da olabilir. Reerso’nun bir sahil şehri olması, bu iddiaya ilave bir delil olabilir. Gemi ticareti yolu ile, bu kuyruksuz kediler, bir yerden bir yere taşınmış olabilir. Manx Kedisi’nin başka bir dış görünüş özelliği; diğer kedilere göre arka bacaklarının, ön bacaklarından daha uzun olmasıdır. Manx Kedisi vücudunun gövde kısmını yere paralel tutmak için, arka bacaklarını bu yüzden bir miktar kıvırır. Bu da kediye daha yuvarlak bir dış görünüm verir.

Kuyruk Uzunluğu

Manx kedisi yavruları, kuyruk uzunluklarına göre sınıflandırılırlar: 1-Tamamen kuyruksuz: Bu kedilerde kuyruk hiç bulunmaz. 2-Güdük Kuyruklu: Bu kedilerde bir miktar kıkırdak dokusu veya birkaç omur parçasından meydana gelen, çok kısa ve güdük bir kuyruk bulunur. Bu kedilerin bu kısacık kuyruğu bilhassa mutlu oldukları ve kuyruklarını diktikleri zaman belli olur. 3-Kısa Kuyruklu: Bu kedilerin kuyruğu tam kuyruk kadar uzun değildir. Fakat güdük kuyruktan da uzundur. İkisinin ortası bir durum gösterir. 4-Kuyruklu: Bu kedilerin kuyruğu, normal kedi kuyruğu görünümde ve uzunluğundadır. Bir batında doğan kedi yavrularındaki kuyruk uzunlukları birbirlerinden farklı olabilir. En ideal Manx Kedisi, tamamen kuyruksuz sınıfındaki kedilerdir. Eskiden kısa kuyruklu ve kuyruklu olarak doğan kedilerin kuyrukları, doğar doğmaz kesilirdi. Bunun sebebi, bu kedilerin kuyruklarının Artritis Hastalığına yakalanmaları bunun kediye acı vermesidir.

Kürk

Manx Kedisi’nin postundaki tüyler, kısa ve uzun tüylü olmak üzere iki çeşittir. Kısa kürklü kedilerde iki farklı uzunlukta tüy tabakası bulunur: Kısa ve kalın tüylerden meydana gelen alt tabaka ile uzun ve kaba tüylerden meydana gelen üst koruma tabakasıdır. Uzun kürklü kediler ise, bir çok Manx Kedisi otoritesi tarafından “Cymric” yani “Kelt Kedisi” olarak adlandırılırlar. Bu kedilerin bacaklarında, karın kısmında ve boynunda; ipeksi, orta uzunlukta kıllarla kaplı iki katlı bir kürkü vardır. Kedi Sevenler Birliği’ne göre Cymric Kedisi, Manx Kedisi’nin bir tipidir ve “Kısa tüylü kediler” kategorisinde değerlendirilmelidir. Uluslararası Kedi Birliği ise, Manx Kedisi’ni “Uzun tüylü kediler” kategorisinde değerlendirmektedir. Uzun veya kısa olsun, bütün Manx Kedilerinde çift katlı tüy tabakası bulunur. Halk arasında Manx Sendromu olarak bilinen hastalığa göre, kuyruksuzluk geni omurgayı çok fazla kısaltır. Bu ise omuriliğin hasar görmesine yol açar. Sinir lifleri; bağırsak, sidik torbası ve sindirim siteminde rahatsızlıklara yol açan “spina bifida” adı verilen bir hastalığa neden olur. Manx Sendromu Hastalığına yakalanan bir kedi, normalde 3 yıl yaşar. En fazla tespit edilen yaşama süresi 5 yıldır. Yapılan bir araştırmaya göre, Manx Kedilerinin %20’sinde bu hastalık görülür. Bu hastalığa en çok “Tamamen kuyruksuz” sınıfındaki kediler yakalanmaktadır. Bu konularda bilgili yetiştiricilerin uygulamaları neticesinde, Manx Sendromu son yıllarda oldukça azalmıştır. Soykütüklü yetiştiricilik yapılan kediler 4 aylık olana kadar sahiplendirilmez. Böylece bir kedide olması muhtemel bu tip hastalıkların teşhis edilmesi sağlanır. Kuyruğu olmamasına rağmen, Manx Kedisi’nin dengesinde bir problem yoktur.

Hazırlayan: Orhan Yılmaz

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*