Kedi-İnsan Dostluğunun Başlangıcı

Kedinin ne zaman ve nerede evcilleştiğini merak eden araştırmacılar, Oxford Üniversitesi’de yedi yıl süren araştırmanın sonucunda yaban kedilerinde beş farklı ırk ortaya çıkardı. Bunlardan biri, Ortadoğu’da bulunan Felis Silvestris Lybica, genetik özellikleri bakımından evcil kediyle büyük benzerlik taşıyor. Bu araştırmayla, evcil kedinin Orta Doğu’dan Dünya’ya yayılmış olduğunu savunuyorlar.

Bazı insanlar tarafından hak etmedikleri şekilde “nankör” olarak tanımlansalar da, kediler tüm dünyada insanların birlikte yaşamak için en çok tercih ettiği evcil hayvanlar. Bu dostluğun nerede ve ne zaman başladığı uzun süredir tartışılıyor. Yakın zamana kadar, yaygın görüş kedilerin 3600 yıl önce Mısır’da evcilleştirildiği yönündeydi. Ancak birtakım güncel genetik ve arkeolojik çalışmalar bunun doğru olmadığını gösteriyor.

Kedinin ne zaman ve nerede evcilleştiğini merak eden araştırmacılar, öncelikle evcil kedinin kökenini, yani hangi alt türden kaynaklandığını bulmak için yola çıktılar. Bilim insanları, tüm evcil kedi türlerinin yaban kedisinden (Felis silvestris) türediği üzerinde birleşiyor. Ancak bu tür Avrupa’nın batısından Moğolistan’a, İskoçya’dan Kuzey Afrika’ya kadar çok geniş bir alanda yayılım gösteriyor. Evcil kedinin atasının yaban kedisinin hangi bölgede yaşayan hangi alt türünden türediğini bulmak üzere, Oxford Üniversitesi’nin Yaban Hayatı Koruma Birimi’nden Carlos A. Driscoll’un liderliğindeki bir grup araştırmacı yaban kedisinin yaşadığı bölgelerdeki yaban kedilerinden ve evcil kedilerden 1000’e yakın DNA örneği topladı. Bunu yaparken şu varsayımdan yola çıktılar: Eğer yaban kedileri yaşadıkları bölgeye göre genetik farklılıklar gösteriyorsa ve evcil kedilerin genetik yapısı belli bir bölgede yaşayan yaban kedilerininkiyle benzerse, evcil kedinin kökeninin bu bölge olduğu düşünülebilir.

Yaklaşık yedi yıl süren araştırmanın sonucunda yaban kedilerinde beş farklı ırk ortaya çıktı. Bunlardan biri, Ortadoğu’da bulunan Felis silvestris lybica, genetik özellikleri bakımından evcil kediyle büyük benzerlik taşıyor. Zaten İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki F. s. lybica alt türünden olan yaban kedilerini görünüşte de evcil kedilerden ayırt etmek zor.

Bu araştırmayla, evcil kedinin Orta Doğu’dan Dünya’ya yayılmış olduğu anlaşıldı.

Peki, kediyi evcilleştirenler gerçekten Mısırlılar mıydı?

Paris’teki Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’ndeki araştırmacılar Kıbrıs’ın güneyindeki Limassol kenti yakınlarındaki antik bir köyde, bundan 9.500 yıl öncesine ait kanıtlar buldular. Bir mezarın içindeki insan iskeletinin yanındaki taştan yapılmış çeşitli aletler, biraz demir oksit kalıntısı, çeşitli deniz kabukları ve mezarın yalnızca 40 cm ötesindeki küçük bir mezarda da bir kedinin iskeleti bulundu. Her iki mezarın da batıya bakacak şekilde aynı doğrultuda oluşu, birlikte gömüldüklerini işaret ediyor. Kedilerin Akdeniz adalarının yerlisi olmadıkları biliniyor. Bu nedenle bu kedinin Bereketli Hilal olarak bilinen bölgenin bir parçası olan Levant Bölgesi’nden (Suriye’nin batısı, Lübnan, İsrail, Filistin, Ürdün ve Sina Yarımadası’nı kapsayan bölge) gemiyle getirildiği tahmin ediliyor. Kedi ve insanın bir arada gömülmüş olması, bundan yaklaşık 10.000 yıl önce de kedi ve insanlar arasında güçlü bir bağ olduğunu gösteriyor.

Günümüzden yaklaşık 10.000 yıl önce Bereketli Hilal’de yerleşik yaşam kurmaya başlayan Eski Taş Devri insanları, özellikle küçük kemirgenlerin yuvalayabileceği ve beslenebileceği ortam yarattı. Arkeologlar, bu kemirgenlerin kalıntılarına sıkça rastlıyor. Yerleşim yerlerindeki fare sayısının artmış olması, kuşkusuz kedilerin de dikkatini çekmiş olmalı. Elbette fare sayısını kontrol altında tutan kedilerin varlığı insanlar için de yararlı oldu. Böylece bir tür ortak yaşam oluştu. Ancak araştırma gösteriyor ki, daha bu ilişkinin başlangıcında yani 10.000 yıl kadar önce, bu bir çıkar ilişkisinden öteye giderek insanlar ve kediler arasında bir bağ oluştu.

Hazırlayan: Alp Akoğlu

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Your email address will not be published.


*