Kedi Gözü İnsanlar

Sevgili Kediseverler, İlkokul yıllarımda armağan edilen bisiklet sayesinde tanımıştım, “kedi gözü” denilen lambayı. Karanlığı -dolaylı biçimde aydınlatıyordu bu lamba. Doğrudan ışık kaynağı olmamakla beraber, buluştuğu ışığı yansıtıyordu. Karanlığı delen bir ışıltıydı, karanlığı yenen bir parıltıydı kedi gözü. Işık, bir enerji türü olduğuna göre; kedi gözü, bir enerji yansıtıcısı idi bir bakıma.

Yoksa; bir filozof muydu, kedi gözü?

Öyle ya; kendine saklamıyordu, kendini kucaklayan enerjiyi. Bilge bir davranışla, paylaşıyordu bu enerjiyi çevresiyle. Kendini yaşam imbiğinden geçiren olgun bir filozof gibi…

Değerli Kedi Dostları, İnsanlar vardır, birer “kedi gözü”dürler; yaşamdan aldıkları enerjiyi başkalarına yansıtma niyet ve becerileri anlamında. Üzerinde ‘yarım yüzyıl’ yazan kilometre taşını geride bırakan yaşam yolculuğum boyunca, “Kedi Gözü İnsanlar” tanıdım. Kendileri, doğrudan yaşam enerjisi kaynağı değildiler belki. Ne ki; beyinlerini ve yüreklerini aydınlatan yaşam enerjisini yansıtmakta idiler, alçak gönüllülükle. Yaşamın onlara sunduğu yaşam sevincini, yaşam direncini, yaşam coşkusunu çevrelerine yaymakta idiler, cömert mi cömert bir yaklaşımla.

Bu bilge insanlar, yaşam imbiğinden damıttıkları birikimlerini çevrelerine sunmaktaydılar birer kedi gözü olarak. Bu yaşam ustaları, zaman zaman hepimizi kuşatan karanlıkları aydınlatan enerji yansıtıcısıydılar.

Kedici Dergisi’nin Sevgi değer Tiryakileri, “Kedi Gözü İnsan” olmak çok mu zor? Yaşamın beynimize kattıklarını diğer beyinlere yansıtmak, yaşamın yüreğimize kazandırdıklarını diğer yüreklerde yankılanmasını sağlamak çok mu zor? Bence, hiç de değil!.. Yeter ki; bu etkileşmeyi, bir yaşam rolü biçiminde değerlendirelim ve gönlümüzü de katarak yaşayalım. Yeter ki; bu paylaşımı, insan ilişkilerinde yapıcı bir rol olarak yorumlayalım ve gönüllü biçimde üstlenelim. Şimdi, lütfen üşenmeyiniz; elinize kâğıt ve kalem alınız. Açık yüreklilikle, “gelişime açık alanlarınız”ı (‘zayıflıklarınız, yetersizlikleriniz’ demeye dilim varmadı) listeleyiniz. Ardından; kendinize yönelik “beyin – yürek yatırımı” anlamında yapacaklarınızı sıralayınız ve bunları -hiçbir zaman pes etmeden- adım adım gerçekleştiriniz.

Gördünüz mü Sevgili Deneme Yoldaşım? Konuyu nereden aldık, nerelere taşıdık sizinle birlikte. “Kedi gözü” deyip geçmeyiniz. Bakınız; aldı bizleri, felsefenin derinliklerine taşıdı. Aynen, can dostlarımız kedilerimizin yaptığı gibi…

İsmail Üstel

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Your email address will not be published.


*