Yavru Kediciler İçin Rehber (1. Bölüm)

Soru 1 : Neden Kedi ?

Daha önce kedi ile yaşamış ve kedisi olanların bu soruya cevapları tabi ki, kedi olacaktır. Kedi bir fenomendir ve insanlarda açıklaması çok kolay olmayan bir bağımlılık yapar. Belki bu sorunun cevabını kediyi tanrı yapan eski mısır uygarlığında aramak gerekebilir. Gerçekte kediyi seçmemizin ve tercih etmemizin nedeni o kadar da gizemli değildir. Eğer kedi fobimiz (Ailurophobia) ve alerjimiz yoksa kedi, diğer ev hayvanları (kuş, balık, sürüngen vs.) ve en büyük rakibi köpeğe göre ideal bir ev hayvanıdır. Köpek dışındaki diğer ev hayvanları ile olabilecek ilişkimiz, göz zevkimiz dışında başka beklentilerimize cevap verecek boyutta olamayacaktır. Öncelikle bir ev hayvanından olan beklentinizin ne olduğunu bilmeniz gerekiyor. Her dediğinizi yapan her koşulda size bağımlı ve sadık, kısaca efendi köle ilişkisine benzer bir birliktelik bekliyorsanız tercihiniz kesinlikle kedi olmamalıdır. Gerçekte birçok köpek ile sahibi arasında yukarıdaki tanımlamalara uyacak bir ilişki de yoktur. O zaman kedi mi köpek mi sorusuna cevap aramaya çalışalım. Bunu yaparken objektif olamayacağımızı da öncelikle belirtmekte fayda var.

Kedinin sadece kedi olmasından başka köpeğe göre en önemli avantajı temiz olmasıdır. Günümüz Dünya’sında kedilerin biz de dahil birçok toplumdan daha temiz olduklarını söylersek pek abartmış olmayız. Kedilerin temizliği için, bizim yapmamız gereken hemen hiçbir şey yoktur. Sadece belli aralıklarla tüylerin fırçalanması gerekir ki, kısa tüylü olanların böyle bir zorunlulukları da yoktur. Yavru bir kedinin tuvalet eğitimi almasına da gerek yoktur. Bunu annesi hayatının ilk haftalarında ona verecek ve bu alışkanlık ömür boyu sürecektir. Ne kendini ne de çevresini temiz tutma gibi bir alışkanlıkları olmayan köpekler için böyle bir şey düşünülemez bile. Ev köpeklerinin sahiplerince düzenli yıkanması ve fırçalanması gerekir. Ayrıca bebekliklerinde başarı garantisi olmayan bir tuvalet eğitimi almak zorundadırlar. Eğitim alanlar günde en az iki kez dışarı çıkarılmalı, almayanların ise verebilecekleri rahatsızlığın boyutları tahminlerin çok ötesinde gerçekleşmektedir.

Kedi ile beraber yaşayanların kedilerini düzenli olarak dışarı çıkarmaları gerekmez. Gerekirse kendi çıkar ve kendi geri gelir. Evimiz ne kadar küçük olursa olsun kedimize yetecektir. Kediler hep küçük olsun benim olsun diye düşünürler ve macerayı asla sevmezler. Kendi sahip oldukları güvenli ortamda tüm yaşamsal ihtiyaçlarını karşılarlar. Köpekler için bu durum olanaksızdır. Çünkü onlar hem tuvalet ihtiyaçları hem de egzersiz için dışarı bir refakatçi ile çıkarılmaları gerekmektedir. Yurt dışında sırf bu iş için köpek sahiplerine hizmet veren ticari kuruluşlar bulunmaktadır. Ülkemizde ise bu hizmeti bina görevlileri vermektedir.

Apartmanda köpek bakanların yaşadıkları ve mahkemelere konu olan en önemli problem havlamadır. Birçok köpek evde yalnız kaldıklarında ve sıkıldıklarında en iyimser şekilde sadece havlar. Bir de sıkıntıdan eve verilebilecek zararlar düşünülürse bunun sonuçları tahammül sınırlarını aşacak düzeydedir. Kedisi miyavladığı için mahkemelik olmuş veya şikâyet edilen kedici yok gibidir. Ancak kısırlaştırılmamış dişi kediler kızgınlık gösterdikleri süreçte rahatsız edici sesler çıkarabilir. Bu da operasyondan sonra bir daha görülmez. Evde yalnız kalma, çoğu kedi için sorun edilecek bir durum değildir.

Kedilerin bakım giderleri köpeklere göre çok daha az olmaktadır. Bu daha ilk alındıkları yerden başlar ve hayatının sonuna kadar devam eder. Birkaç bin doları bulan eğitim masrafı kediler için söz konusu değildir. Yıkanmadıkları ve tıraş gereksinimi olmadığından kuaför masrafı da olmaz. Büyük ırk bir köpeğin bir günde tükettiği mamayı ancak bir ayda tüketebilir. Çoğunlukla sokağa da çıkmadıklarından veteriner giderleri daha az olmaktadır.

Son olarak bilinenin aksine kediler köpeklere göre çok daha az saldırgandır. Küçük tırmalamalar dışında (o da sahiplerine) kediler kimseye ciddi zarar vermezken, köpeklerle ilgili bir vahşete varan boyutlarda olaylar sık sık basına yansımaktadır.

Soru 2 : Nasıl Kedi ?

Kedi bakıcısı olmaya ikna oldunuz. Daha sonra anlatacağımız gibi bir kedi sizi sahiplenmez ise cevaplanması gereken bir soru daha var, nasıl bir kedi alacaksınız? Yavru mu yetişkin mi, erkek mi dişi mi, ırk mı melez mi, uzun tüylü mü kısa tüylü mü?

Her şeyin olduğu gibi kedilerinde yavruları çok güzeldir. Ama güzel oldukları kadar da problemli olabilirler. Yavru kedi bir yetişkin kedinin evde ömür boyu verebileceği zararı birkaç ayda verebilir. Oyuncudurlar ve evin her yerinde (düz duvarlar dahil) hareket kabiliyetlerinin sınırlarını test ederler. Bir kedinin karakteri 1 yaşında önce anlaşılmaz. Öyle kediler vardır ki dünyayı beraber yaşadığı insanlara zehir etmeye gelmiştir. Bunu tecrübeli kedicilere (eski kedici) sorup test edebilirsiniz. Sizin eve alacağınız minik, sevimli afacan işte böyle bir kedi olabilir ve bunu önceden anlamanız çok zordur. Annesini uzun süre emmiş ve bebekliğinde insanlarla sosyalize olma imkânı bulmuş yavrularda risk az olmakla beraber tam tersi durumlarda melek gibi kedilerin olabileceği de tecrübe ile sabittir. Bu da her kedinin sahip olduğu karakter ile açıklanabilir. O zaman yetişkin kedi mi diye sorarsanız onun da bir takım olumsuz tarafları olacağını peşinen kabullenmeliyiz. Tamam, iyi huylu ancak onun da bebek halini hiçbir zaman bilemeyeceksiniz. Buna ek olarak iyi ya da kötü daha önce edindiği davranış özelliklerine katlanmak zorunda kalacaksınız. Son olarak sizden ayrı geçen hayatın ilk yıllarında yaşadığı kötü şeylerin izi hep kalacaktır. Kedici olduktan sonra öğreneceğiniz gibi kediler kendilerine yapılan hiçbir şeyi unutmazlar.

Müstakbel kedimizin yaşını seçtikten sonra ikinci önemli adım ırk mı melez mi sorusunu cevaplamak olmalıdır. Irk kediler genetik olarak saf olduklarından sağlık problemleri ile daha çok karşılaşırlar ve birçok kalıtsal hastalık sahibi olabilirler. Ülkemizde en çok rağbet gören İran Kedileri özellikle çok basık burunlu olanlar tamamen genetik deformasyon ürünüdür. Bu ırkta karar kılınmış ise almadan önce en azından burun yapısı dikkatle incelenmelidir. Sonra ki popüler ırk ise Siyam kedileridir. Bunlar da üriner sistem hastalıklarına karşı oldukça dayanıksızdır. Fakat İranlar sakinlikleri ile siyamlar da konuşkanlıkları ile bilinirler ve bu özellik de hemen hepsinde vardır. Ayrıca ne ebatlarda olacakları ve ne renk alacakları önceden doğru olarak tahmin edilebilir. Sokaktaki melezler için bu tür tahminler tesadüfe kalmıştır. Ama sokaktakiler her zaman daha sağlıklıdır. Ayrıca daha önceki sayımızda belirttiğimiz gibi evcil kedinin anavatanı olan Anadolu sokaklarında birbirinden güzel kediler vardır (Ankara ve Van Kedileri dahil). Hatta bizim sokak kedisi dediğimiz kediler yurt dışında Maine Coon, Norwegian Forest Cat isimli saf kan ırk olarak tescil edilmektedirler (bkz. kedi ırkları). Sokak kedisinin tek tez avantajı sağlıksız olabileceğidir ki diğer yerlerden alacağınız kedinin de sokaktaki kadar olmasa da benzer riske sahip olacağını bilmelisiniz.

Dişi veya erkek kısırlaştırıldıktan sonra cinsiyetin önemi pek olmaz. Erkek kedilerin daha sosyal olduğu söylense bile dişi kedilerde çok sosyal olabilirler. Sosyallikte cinsiyet önemli bir rol oynamaz. Erkeklerle dişiler arasında büyüklük farkı da kedilerde çok bariz değildir. Birbirine çok yakın yapıda olan kediler aleminde çok iri dişiler olabileceği gibi minyon erkekler de olabilir.

Son olarak tüy yapısı tercihi tamamen kişisel beğeniye kalmıştır. Ancak uzun tüylü olan kedilerin daha çok bakıma ihtiyaçları olacağı kaçınılmaz bir gerçektir.

Soru 3 : Nereden bulacağım?

Eğer bir kedi sizi sahiplenmedi ise mecburen siz bir veya birkaç kedi bulmalısınız. Başta söylediğimiz gibi birçok kedicinin ilk kedisi sokakta tesadüfen karşısına çıkmıştır. Biz bunu tesadüf olarak düşünsek de çoğu kedi işini şansa bırakmaz ve bir yolunu bularak kapağı eve atar. Başınıza böyle bir olay gelmedi ve siz bir an önce kedici olmak istiyorsanız ilk adres eş dostun hamile kedisinin yavruları olmalıdır. Böyle bir imkân varsa inanın beklemeye değer ve asla pişman olmazsınız. Tabi ki yavru kedinin anne ve babasının sağlıklı ve iyi huylu olduklarını önceden test etmelisiniz. Çünkü insanda olduğu gibi birçok iyi ve kötü özellik genlerle ebeveynlerden yavrulara aktarılmaktadır. İkinci seçenek pet shoplar. Genelde saf kan ırk tercih eden kedicilerin tercih ettikleri ve en çok kedi verilen mekanlar. Çok iyi şartlarda kedi satan evcil hayvan mağazaları olduğu gibi bunun tam tersi hasta, bakımsız, aşısız kedilerin satıldığı mikrop yuvası yerler de var. Bazı pet shoplardan ücretli veya ücretsiz sokak kedileri de alınabiliyor. Üçüncü seçenek kedi yetiştiricileri. Ancak ülkemizde şimdiye kadar ciddi manada kedi yetiştirip satan özel bir yer kurulamadı. Buna karşın tüm dünyada tanınan ve sevilen Ankara ve Van Kedilerinin yetiştirildiği ve belli ücret karşılığı halka verildiği iki resmi kurumumuz var. İlki Ankara Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi Kedi Evi, ikincisi ise Van 100.Yıl Üniversitesi Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi. Özellikle A.O.Ç. Hayvanat Bahçesi Kedi Evine her yıl birçok ülkeden onlarca Ankara Kedisi yetiştiricisi damızlık kedi almaya gelir. Dördüncü ve son kedi bulabileceğiniz mekân hayvan hastaneleri ve veteriner muayenehaneleridir. Buralardaki ilan panolarından ve bizzat kediler için ayrılmış özel yerlerden kedi sahiplenebilirsiniz.

Hazırlayan: S. Tarkan Özçetin

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Your email address will not be published.


*