Doğadan Yoga’ya Bir Armağan “Kedi”

Kadim zamanlarda bilgeler, değişik hayvanların değişik özelliklerini incelemişler ve sahip oldukları “kendilerine özgü gücü” omurgalarını farklı şekillerde kullanabilme  özelliklerine   göre  elde  edebildiklerini  keşfetmişlerdir.

Hayvanların bu birbirinden özgün becerilerini ve güçlerini insanların elde etmesini sağlamak amacı ile hayvanları taklit eden farklı duruşlar geliştirmişlerdir.

Kedinin payına da esnek omurga düşmüştür. Eğer omurgamızı kediler gibi esnetebilirsek farklı kişilik özellikleri geliştirebiliriz.

“Her durumu, her olayı, her düşünceyi ve herkesi olduğu gibi kabul eder, hayatın akışına direnç göstermeyiz”

Biliyorum ki, pek çok kişi bu yaklaşımı şahsiyetlerinden ödün vermek olarak değerlendirecektir. Aslında bu yaklaşım tamamen “Muhatap Almama” durumudur.

Tıpkı kediler gibi….

Yoga’ya göre; Yaradılışın evrim basamaklarında hayvanlar ilk beş çakrayı, insanlar sonraki yedi çakrayı kullanılırlar.  Hayvanların evrimlerinde bilinçlerinin gelebildiği en üst sınır bizim en alt sınırımızdır. Biz bu farklılığı iki ayağımız üzerinde dengede durmaya başladıktan sonra elde etmişizdir, yani omurgamız yere dik durmaya başladıktan sonra bilincimiz   entelektüel olmamızı sağlamıştır. Bir başka deyişle bilinçli olmak ile derin eklemler arasında bir bağ vardır.

Tıpkı kediler gibi….

Hoşça Kalın

Hazırlayan: Ferhan Yüksel

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Your email address will not be published.


*