Bale Sanatçılarının Pek Çoğu Gerçek Kedi Severlerdir

Değerli Veteriner Hekim Dr. Tarkan Özçetin’den Bale ve Kedi ile ilgili bir makale yazma teklifi gelince, acaba ne yazsam diye düşünürken aklıma, yıllar önce İngiliz Kütüphanesinde tesadüfen elime geçen bir kitap geldi. Kitabın adı “Dansçı Kedi Mouruka” idi. Kitabı dünyaca ünlü Bale Sanatçısı George Balanchine’ in eşi Tanaquil Le Clercq yazmıştı. Bayan Le Clercq büyük bir şanssızlık eseri tekerli sandalyeye mahkum olmuştu. Kendi dans edemediği için kedisi Mouruka’yı eğitmişti. Kitaptaki fotoğraflar, bir kedinin bale adımlarını, çeşitli zıplamalarını, zıplayarak dönüşleri nasıl yapabildiğini gösteriyordu. Ne yazık ki kitabı tekrar bulamadım.

Kedi; vücudunun çevikliği, yumuşaklığı, gerilme, uzanma ve sessizce hareket edebilme yeteneği ve doğalarından getirdikleri iç ritimleri ile gerek klasik gerekse modern stili benimsemiş olan koreograflara ve dansçılara ilham veren dünyanın en sevimli yaratıklarından birisidir

Dansçıların parmak uçlarında sessizce ve çabuk dans edişleri aynı bir kedinin sessizce görünüp kaybolmasını andırır. Zaten Bale Sanatçısı denilince akla gelen ilk yaratıklar kedi ve kuğudur.

Hayvanların özellikle kedilerin dans edebildiklerini iddia eden diğer bir koreografta zamanımızın önemli bale simalarından biri olan Çekoslavak asıllı Jiri Kylian’dır.

Kedilerin hareketlerinden Klasik Bale de etkilenmiş olmalı ki, kedi adımı denilen “pas de chat” adımı klasik bale literatürüne girmiştir. Bu adımda dansı iki ayağını vücudunun altında toplayarak veya iki ayağını vücudunun arkasına fırlatarak zıplar ve sessizce yere iner. Aynı şekilde Modern Bale de cat walking kedi yürüyüşü ve cat crawling kedi sürünmesi veya emeklemesi hareketleri bulunmaktadır. Cat crawling hareketi aynı bir kedinin uykudan yeni uyandığı zaman bel kemiğini öne uzatıp, sonra sırtını kamburlaştırarak vücudunu açmasını, gerinmesini andırır. Küçük bale öğrencilerine ayaklarını germeyi öğretirken kullandığımız cümle “kedi patisi gibi ayağını uzat” ya da “kedi gibi sessizce yürü” dür.

Bale Sanatçılarının günlük çalışmaları arasında yapılan hareketlerden biri Port de Bras’dır. Bu harekette dansçı belden öne, sonra arkaya eğilir. Yatağının üzerinde uykudan yeni uyanmış bir kediyi düşünün; yattığı yerden ön ayakları başı arasında arkaya doğru, arka ayakları da aşağı doğru öyle bir gerinir, bir uzar ki, işte size klasik balenin port de bras’ı.

Bale Sanatçılarının pek çoğu gerçek kedi severlerdir, hatta bazıları sokakta buldukları yavruları Opera binasına getirip besleyip büyütürler. Bu kedilerden biri Giselle balesinin 2. perdesinde sahneye bile çıktı! Bu anıyı anlatmadan önce sizlere Giselle balesinin 2. perdesi hakkında bilgi vermenin iyi olacağını düşünüyorum.

Bu perde, gece ormanda Giselle’in mezarı başında geçer, esrarengiz bir atmosfer hakimdir. Sevgilileri veya nişanlıları tarafından ihanete uğrayarak ölmüş genç kızların ruhları, gece mezardan çıkarak sabah kilise çanları çalana kadar dans etmektedirler, bu arada yolu ormana düşen erkekleri ölene dek dans etmeye zorlarlar. 1.perdenin sonunda yeni ölmüş olan Giselle’in bu ruhların arasına katılma törenidir.

Anımıza dönecek olursak; Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde ünlü Rus Koreograf Yuri Grigoroviç tarafından sahneye koyulan Giselle ilk kez o gece seyirci ile buluşmaktaydı. Grup dansı bitip dansçılar iki yana ayrıldıkları ve sahneye sessizlik hâkim olduğu bir anda, ön kulisten bir kedi yavaşça sahnenin ortasına kadar yürüyüp geldi, sonra sahnenin önüne gidip orkestra çukuruna baktı, miyavladı ve tekrar geldiği kulisten çıkıp gitti. Kedinin o anda sahneye gelmesi o perdenin esrarengiz ortamına uygun olan bir mizansen gibiydi, sanki kediye öğretilmişti. Sahne üzerindeki dansçılar, kulisteki görevliler herkes donup kaldı. Tabii seyircilerin şaşkınlığı da işin başka yanı!

Kedilerin Bale Sanatı ile olan ilişkisi daha nasıl anlatılır ki …

Bu arada Monsieur Grigoroviç’in seyirciler arasından eseri seyrettiği o gece neler düşündüğü ve hissettiğini hiç öğrenemedik!

Hazırlayan: Efza Topçu

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*