Kedilerde Sosyal Yaşam - Dr. Tarkan Özçetin
11.11.2022Bir kediyi diğer evcil hayvanlardan farklı kılan en önemli davranış özelliği, ...
2009 yılı, Nisan ayıydı. Nasıl üzgünüm, nasıl kederliyim sadece kedisi olanlar bilir. Prenses isimli kedi kızımı, 18 yaşında toprağa vereli bir hafta ancak olmuş. Sepetini, kum kabını, küreğini hep atmışım. Bakmaya dayanamıyorum. Bir daha aynı üzüntüyü yaşamamak için artık “kedisiz” bir hayat düşünüyorum. Zaten genç de değilim. Bir kediye yine 18 yıl, 20 yıl bakacak ömrüm de olmayabilir.
Böyle düşünürken, ayağa kalkıp pencereden bir bakayım dedim. Baktım tam apartmanın önünde, sokakta, bir oğlan çocuk, elinde bir sopa bir şeyle oynuyor. Canlı mı? Cansız mı? Kuş mu? Bir oyuncak mı? Ne? Kedi desem çok ufak. Gözler de iyi görmüyor en iyisi aşağı inip bakayım dedim. Ayakkabımı giydim, anahtarlarımı aldım. Çocuğun yanına geldim ki, minicik bir kedi yavrusu. Bir tekir. Daha bebek!
“Nerede buldun bunu? Senin mi?”
“ Yoo... Şu bahçede buldum.”
Gösterdiği yer karşımdaki apartmanın kocaman bahçesi. Belki bir yerlerde annesi vardır diye dolaştım ortalığı. Öyle minik ki, tek elle tutuyorum. Hiç ses çıkartmıyor. “Miyav” bile demiyor. Gördüğüm çocuklara, hanım komşulara soruyorum.
“Komşum, bu yavrunun annesi var mı? Biliyor musunuz? Var mı emziren bir kedi?”
Kimse bilmiyor. Bir süre elimde minnakla dolaştım. Tekrar eve dönüyordum ki, tam o sırada, okul dağılmış, küçük bir kız, üzerinde okul önlüğü, alçak duvara dayanmış, az önce oğlan çocuğunun bahçede buldum dediği bahçeye bakıyor. Böyle bir şeyini kaybetmiş gibi.
“Ne arıyorsun bahçede?”
“A! Bu benim kedim! Bunu arıyordum.”
“Senin kedin mi? Senin kedinse ne işi var sokaklarda?”
“Ben okula giderken bu bahçeye bırakmıştım.”
Okula giderken minicik yavruyu o bahçeye niye bırakmış hiç bilmiyorum. Sonra o minicik şey o bahçede, saatlerce kız okuldan dönene kadar nasıl sağ kalabilmiş mucize. Çünkü dağ başı bir yerde oturuyoruz sürüyle sık sık köpekler geliyor, kedileri öldürüyorlar. Kızla biraz konuştum. Şu anda bir kısmı TOKİ’ye dönüştürülen, eskiden dere yatağı olan iki yanı dik vadide oturuyormuş.
“Madem senin kedin. Bir daha sokağa, bahçeye bırakma.”
kız aldı kedisini gitti. Ancak benim içim rahat etmedi. Alt katımdaki komşumun kızını aradım.
“Ya, bu kızın adını bilmiyorum ama bir gidip görsem acaba gerçekten kediye bakıyor mu? Gelir misin benle? Buluruz belki...”
O da gelirim dedi. Toprak yoldan aşağı indik, sonra dere yatağı denen toprak yolu geçtik. Gecekondularla ve kavak ağaçlarıyla dolu yokuşa tırmandık.
Soruyoruz;
“Küçük bir kız, siyah saçlı, kedisi var. Okula gidiyor. Şu boyda...”
Sarı çizmeli Mehmet Ağa!
Ama işte ismini bilmediğimiz halde kızı bulduk. Bir de ne göreyim kızın elinde minnak yavru. Yıkamış. Aksırıyor, tıksırıyor.
“Sen bunu oyuncak bebek yerine koymuşsun! El kadar şeyi ne yıkadın? Bak üşütmüş!”
Büyüyünce masraflı olur, mamasıydı, aşısıydı, sen yapamazsın, sen bunu bana ver filan deyince kız tamam dedi. Aldım o alış. Ama Hani artık kedi bakmayacağım ya! Prenses’imi sağlığında yıllardır götürdüğüm Kedi Hastanesi’ne götüreyim. Orada yuva bulur dedim. O gün hava da hiç unutmuyorum bir rüzgârlı, kazağım üstünde montum var, montumun içine soktum. Üstünü örttüm. Nasılsa çok minik, kedi sepeti, kutu bile gerekmedi. Hiç ses çıkartmıyor, hiç kıpırdamıyor. Ta Aktepe’den, önce Kızılay, sonra Aşağı Ayrancı’ya tek “Miyav” demeden, kıpraşmadan, kımıldamadan gittik. Bir yavru bu kadar mı uslu olur? Hiç mi ses çıkartmaz? Ancak, çok ufak olduğundan, orası da sonuçta hastane ve sürekli hasta kediler geldiğinden, hasta kedilerden bir hastalık kapmasın deyince doktorumuz, hak verdim. Öyle ya, zavallı bir de benim yüzümden hastalanabilirdi. Kedi biberonu, kedi süt tozu ile tekrar eve geldik. Yine hiç sesi çıkartmadan. “Miyav” demeden. Bu arada bir minik oğlan olduğunu öğrendim.
Eve getirdim kucağımda. Yine Hiç “Miyav” yok. Kıpırdamıyor bile. Evimiz iyi güneş alıyor. Doğru güneşin önüne halının üzerine koydum. Sıcacık oldu. Ertesi gün aksırık, tıksırık kesildi. Biberonu çok sevdi, ılık süt, ılık su karışımıyla bol bol süt içti. Evi öğrendi, oraya buraya zıplıyor, koşuyor, oynuyor.
Bir ay geçti, hadi dedim seni yuvalandıracağız. Yine Kedi Hastanesi’ne. Bunu bir camlı kafese koydular. Şaşkınım nasıl da şaşkın. Bir ay evdeydik. Şimdi burası neresi? Diyor. Hiç sesi çıkmıyor. Hiç miyavlamıyor. Onu bırakıp gideceğim. Ama kendimi doğurduğu bebeğini karakola terk eden vicdansız anneler gibi hissediyorum. Başladım mı ağlamaya! Sessiz sessiz ama gözler çeşme! Ve yapamadım. O zaman iki sekreter kız vardı.
“Kızlar ben yapamayacağım, bırakamayacağım.”
Ve böylece tekrar evimize gittik. İsim koymamıştım “Bebecik” diyordum. Sonra birkaç isim değişikliğiyle "Bücürük" koydum ismini. On yıl oldu. İyi ki, o gün onu orada bırakamamışım. Bu arada o küçük kızın ismi Ebru. Hiç unutmuyorum. Birkaç kez okula giderken, okuldan dönerken rastlaştık. “Kedi nasıl?” diye sordular ve gözüm gibi baktığımı, kocaman olduğunu öğrenerek sevindiler.
Bir kediyi diğer evcil hayvanlardan farklı kılan en önemli davranış özelliği, ...
Kedilerin vücut dilleri onları ne zaman ve nasıl sevebileceğimiz ile ilgili önemli bilgiler ...
Öncelikle kedilerinizi de içinde barındırdığınız ve birçok kişinin sizi tanımasına ...
CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya, 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü’nde, kedi ve köpek ...
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Adıyaman’da enkaz altındaki 3 kişinin ...
Hatay’da yaşanan deprem sonrasında ağır hasar alan binalarda evcil hayvanları arayan ekip, ...
Efes. Günümüze dek oldukça iyi bir şekilde gelebilmeyi başarmış az sayıda kentten biri. ...
Bir yandan göçmen bir ailenin üç nesli arasındaki çatışmalar ile genç bir kızın ...
ABD'nin Michigan eyaletinde yaşayan 'Fenrir' adlı kedi, 47.83 santimetrelik boyuyla Guinness ...
Tokat'ın Almus ilçesinde bir lisenin öğretmen ve öğrencileri tarafından yaklaşık 5 aydır ...
Evcil hayvanların zamanla sahiplerine benzediğini hepimiz duyuyoruz, fakat bunun bilimselliğe ...
Türk pop müziğinin Süperstar'ı olarak kabul edilen Ajda Pekkan önceki akşam Harbiye ...
2021 yılında The Swiftest tarafından düzenlenen Hayvan Hakları Endeksi’ne göre, hayvan ...
Kabullenemediğim çok şey var. İnsanlar tarafından asla ama asla kabul görülmeyenler var bir ...
Ankara Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu’nun hayvansever gönüllülerle beraber ...
Evde kedisiyle yaşayan herkesin bildiği küçük bir rekabet vardır. Kedi kimin kucağına daha ...
Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Malatya'da ...
Özellikle Kuzey Amerika’da yaygın uygulanan bir işlem “onikektomi” Kediler evdeki ...
Antlara Hayvan Hastanesi’nden Uzman Veteriner Hekim Sefer Küçüker, Antalya’daki yangınla ...
Bir adam, Çin'in Yunnan eyaletindeki bir arazide çalışırken rastladığı ve sevimli bir kedi ...
Dondurucu soğukların etkisini gösterdiği Sivas Altınkale'de, termal suya patilerini sokarak ...
Kedilerin tüy dökmesi normal bir durumdur, ancak tüyleri fazla miktarda dökülürse veya ...
Kediniz evde sıkılıyorsa, artık eski oyuncaklarıyla hiç ilgilenmiyorsa, ona evde yapımı ...
Korona günlerinde doğadaki birçok hayvanın şehirleri ziyaret etmesi artık ...
Kedici Dergisi olarak sizlerle güzel bir haberi paylaşmak istiyoruz. Evcil hayvan sektörünün ...
Çınarcık Belediyesi, sarman cinsi bir kedinin belediye hizmet binasını ziyarete geldiğini ...
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, sokak hayvanlarına yönelik düzenlemeler içeren kanun teklifiyle ...
Türkiye’de yapılan araştırma, kedici olan her 4 kişiden 1’inin kedi alerjenlerine karşı ...
Merhaba pisi kardeşler benim adım Zıpzıp, tekir bir kediyim ve üç yaşındayım. Ben tam bir ...
En gelişmiş duyulara sahip hayvanlar, yalnızca görmek ve duymakla kalmaz, aynı zamanda ...
Birçok evcil hayvan sahibi, özellikle yemek söz konusu olduğunda, evcil dostları için en ...
Louis Wain’i anlatan bir film izlerken önce şunu düşünüyorsunuz: “Bu adamın aklı nereye ...
İngiltere Yate’deki bir alışveriş mağazasında ünlü olan bir kedinin adı bir sokağa ...