Felinoloji Derneği Röportajı - Seda Tuncel
15.08.2021Kedici Dergisi olarak her hafta sivil toplum kuruluşları ve derneklerle röportajlarımızı tüm ...
Son günlerde kedilere karşı yürütülen karalama kampanyasında yeni bir iddia ortaya atılıyor: “Sokak kedileri besleniyor, karınları doyuyor, artık fare avlamıyorlar. Dolayısıyla şehirlerde bulunmalarının farelerle mücadele açısından hiçbir anlamı yok.”
Doğru olabilir mi? Cevap net olarak
HAYIR
Çünkü doğa da bilim de trol aklı ile çalışmıyor.
Bilim bir kedinin fareler ve sıçanlar üzerindeki etkisini yalnızca kaç kemirgen öldürdüğünü sayarak ölçemezsiniz diyor. Çünkü avcı-av ilişkisinde öldürmek kadar önemli başka bir mekanizma daha vardır: Avcının varlığı.
2018 yılında New York’ta yapılan oldukça ilginç bir saha çalışmasında araştırmacılar, şehir ortamında yaşayan gerçek bir sıçan kolonisini ve aynı bölgedeki kedileri aylar boyunca kameralarla izlediler. Kedilerin büyük şehir sıçanlarını sanıldığı kadar sık öldürmedikleri görüldü. Fakat araştırmanın asıl önemli sonucu başka yerdeydi. Kediler bölgede ortaya çıktığında sıçanların açık alanda görülme olasılığı belirgin biçimde azalıyordu. Kedi sayısının artmasıyla sıçanların saklanma davranışlarında da değişiklik gözleniyordu.
Yani kedinin sıçanı öldürmesine bile gerek kalmadan, varlığı sıçanın davranışını değiştiriyordu.
İşte bugün sosyal medyada anlatılmayan bilimsel gerçeklerden biri budur.
Çünkü fareler aptal değildir. Hatta sanılandan çok daha zeki hayvanlardır. Bir av hayvanı, avcısının saldırmasını bekleyip ondan sonra kaçmaz. Avcının görüntüsünü, hareketlerini, sesini ve kokusunu algılar. Tehlike hissettiğinde daha az ortaya çıkar, daha fazla saklanır, beslenme davranışını ve yaşam alanını kullanma biçimini değiştirir. Ekolojide bunun karşılığı “predatör baskısı” veya “korku etkisi” olarak değerlendirilir. Kediler de binlerce yıldır küçük memelilerin doğal avcıları arasındadır.
Bilim burada daha da çarpıcı olan bir şey daha söylüyor: Farelerin kontrolü için kedilerin bizzat kendilerinin ortamda bulunmasına bile gerek olmayabilir.
Kontrollü deneylerde sıçanların yalnızca kedi kokusuyla karşılaştıklarında bile güçlü savunma ve kaçınma davranışları gösterdikleri ortaya konuldu. Bir deneyde kedi kokusuna maruz bırakılan sıçanlar gözlem süresinin %87’sinden fazlasını saklanma alanında geçirdi. Kontrol grubundaki sıçanlarda ise bu oran %20’nin altındaydı.
Dikkat edin. Ortada saldıran bir kedi yok. Fare yakalayan bir kedi de yok. Hatta ortada kedinin kendisi bile yok.
Sadece kedinin kokusu var. Ve sıçanın davranışı değişiyor.
Şimdi hala bize “Kediler mama yiyor, dolayısıyla fareler açısından hiçbir anlamları yok” mu diyeceksiniz?
Bir başka iddia da tok kedinin avlanmayacağı yönünde. Bu da kediyi yeterince tanımamaktan kaynaklanan başka bir yanılgı. Kediler yalnızca karınlarını doyurmak için avlanmazlar. Avlanma davranışı kedinin doğal davranış repertuvarının bir parçasıdır. Evinde, önünde sürekli mama bulunan bir kedinin sineğe, böceğe, oyuncağa veya hareket eden küçük bir nesneye nasıl tepki verdiğini herhangi bir kedi yakını rahatlıkla gözlemleyebilir.
Avlanma dürtüsü ile açlık aynı şey değildir.
Dolayısıyla “Kediyi beslersen fare yakalamaz” cümlesini bilimsel bir gerçekmiş gibi ortaya atmak da doğru değildir.
Asıl üzerinde düşünmemiz gereken başka bir konu daha var. Avrupa ve Amerika’nın son derece gelişmiş şehirlerinde modern atık toplama sistemleri var. Profesyonel kemirgen kontrolü yapılıyor. Kanalizasyon sistemleri denetleniyor. Belediyeler bu mücadeleye ciddi kaynaklar ayırıyor; zehirler, kapanlar, sensörler ve teknolojik takip sistemleri kullanılıyor.
Buna rağmen New York’tan Paris’e kadar dünyanın pek çok büyük kentinde sıçanlarla mücadele ciddi bir şehir ve halk sağlığı problemi olmaya devam ediyor.
O halde meseleyi “Çöpleri düzgün toplarsanız fare olmaz” basitliğine indirgemek de doğru değil. Dünyanın en organize şehirlerinden birçoğu onlarca yıldır sıçanlarla mücadele ediyor ve hala bu sorunu ortadan kaldıramıyor.
Bizim şehirlerimizde ise yüzyıllardır başka bir unsur daha var:
Kediler…
Sokağın içinde yaşayan, kokusunu bırakan, dolaşan, avlanan ve yalnızca varlığıyla bile kemirgenlere bir avcının yakınlarda olduğunu hatırlatan binlerce kedi. Bunun şehir ekolojisindeki değerini yok saymak için bilimi görmezden gelmek gerekir.
Kedilerin değerini elbette kaç fare öldürdükleriyle ölçmüyoruz. Ama konu fareler olduğunda bilim bize açıkça kedi ile kemirgen arasındaki ilişkinin yalnızca avlanmadan ibaret olmadığını gösteriyor. Kedinin varlığı önemlidir. Kokusu önemlidir. Dolaştığı alan önemlidir. Kemirgen üzerinde oluşturduğu risk algısı önemlidir. Bütün bunların kemirgen davranışları üzerinde ölçülebilir etkileri vardır.
Bugün bazıları “Kediler mama yiyor, artık fare yakalamıyor” diyerek kedilerin şehirlerdeki varlığını değersizleştirmeye çalışıyor.
Ben tam tersini söylüyorum:
Kedileri beslemeye devam edin.
Onları aç bırakarak değil, yaşatarak şehirlerimizin bir parçası olarak koruyalım. Çünkü mesele kedinin bugün önümüze kaç fare bıraktığı değildir. Mesele, o sokağın bir avcıya ait olduğunu farelerin hala bilmesidir.
Kediler yüzyıllardır şehirlerimizin sessiz muhafızlarıdır.
Kediler giderse yalnız kediler gitmez. Onların şehir ekosisteminde yüzyıllardır doldurduğu alan da boşalır.
Kedileri bugün sokaklardan toplarsanız. Yarın fareler şehirleri istila eder ve sonuçları tahmin edemeyeceğiniz kadar ağır olur.
“Abartıyorsun” diyenler için yarın New York ve Paris’e bakacağız. Kedilerin sokaklarda olmadığı dünyanın en gelişmiş şehirlerinin farelerle nasıl ve hangi bedellerle mücadele ettiğini daha doğrusu edemediğini konuşacağız.
Rakamlarla. Belgelerle. Bilimle…
Dr.Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Kaynaklar
Parsons MH, Banks PB, Deutsch MA, Munshi-South J. Temporal and Space-Use Changes by Rats in Response to Predation by Feral Cats in an Urban Ecosystem. Frontiers in Ecology and Evolution. 2018;6:146.
Dielenberg RA, McGregor IS. Defensive behavior in rats towards predatory odors: a review. Neuroscience & Biobehavioral Reviews. 2001.
Dielenberg RA, Hunt GE, McGregor IS. “When a rat smells a cat”: the distribution of Fos immunoreactivity in rat brain following exposure to a predatory odor. Neuroscience. 2001;104(4):1085–1097.
Kedici Dergisi olarak her hafta sivil toplum kuruluşları ve derneklerle röportajlarımızı tüm ...
Kedici Veteriner Hekimler Derneği’nin Ankara Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu’nun ...
Hayvanların depremi hissettiğine dair yaygın bir görüş var ancak bilim henüz iki taraf ...
Kedilerin işitme kabiliyetleri insanlardan ve köpeklerden daha iyidir. İnsan kulağı 20 Hz ...
Kedici olmak, kedilere karşı sorumluluklarını bilmek demektir. Her bir bireyin tüm canlılara ...
İnsan ve hayvanlardaki duygu benzerliklerinin karşılaştırıldığı deneyde, hayvanlarda ...
Bundan tam 5 yıl önce bir hayal kurmuştuk. Hayalimiz, soğukta, karda kışta sokakta yaşam ...
Eskişehir’de hayvanseverler tarafından kedi güzellik yarışması düzenlendi. Özel bir ...
Araştırmacılar Mısır’da bulunan kedi mumyasını, 3D tarama teknolojilerini kullanarak ...
Pitbull cinsi Mako isimli sevimli köpek, kendisinin bir kedi olduğuna inanıyor ve hatta ...
Yuri Dmitriyeviç Kuklaçev, Sovyet Rus RCFBR ulusal sanatçısıdır. Kedilerle sirkte çalışan ...
Polonya'da dağcılık yapan bir grup ülkenin en yüksek dağı olan Tatras Dağı'nın zirvesine ...
Dostlarımızla kurduğumuz iletişim becerisi, zamanla kazanılan bir yetenektir. Özellikle ...
‘35 yıldır bu yoldayım ve son 5 yıldır insanlarda, vejetaryen ve vegan bilinciyle karşı ...
Cat Gallery, Ukrayna'daki savaşın kötü etkilerine maruz kalan kediler için dört gün içinde ...
Yapılan araştırmalar, 7-9 yaş arası çocuklarda görülen alerjik hastalıkların ...
Kedi çene aknesi, kedilerde oldukça yaygın bir cilt durumudur. Çene aknesi, bir kerelik bir ...
Veteriner Hekim Murat Karabayoğlu : "Yangından kurtarılan yaralı hayvanlar için mücadele eden ...
Köpekler Neden Sahibinin Ayak Ucunda Yatar? Çok sayıda köpek, sahibinin ayak ucunda yatmayı ...
Türk Veteriner Hakimleri Birliği Merkez Konseyi, tüm milletvekillerine, bugün Meclis'te ...
Osteoartrit, bir çeşit kıkırdak yenilenmeme rahatsızlığı olarak biliniyor. Kediler ve ...
Veteriner Hekimler Derneği’nin düzenlediği “Küçük Şeyler Bizi Birleştirir” ...
Birçok kedici, antifriz, zehirli bitkiler ve bazı yiyecekler gibi evcil dostlarımıza ...
İnsanlarda olduğu gibi kedilerde duygu değişimleri yaşayabiliyor. Bu duygulardan biri de ...
Evlerimizi paylaştığımız kedilerimiz bizimle birlikte oda oda gezebiliyorlar. Peki bu takipçi ...
Maskotun Özellikleri Atik, Çevik, Atletik, Enerjik ve Hınzır 2010 FIBA Dünya ...
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Adıyaman’da enkaz altındaki 3 kişinin ...
Uzun yumuşak tüyleri ve kocaman gözleri ile dünyanın en popüler kedi ırkları arasında yer ...
Yeni bir yıl hızla yaklaşıyordu. Kış mevsimi, bir yandan içimde bir yerlerde beni üşüten ...
Kediler, özgür canlılardır; sadece canları istediğinde yanınıza gelip kendilerini ...
Kanada’da soğuktan donmak üzere olan kedi bir evin camını tırmalayarak yardım istedi. ...
Kediniz evde fark etmeden kenara koyduğunuz yabancı cisimleri yutabilir. Örneğin, ip, iğne, ...
Vancouver Adası North Island, Yaban Hayatı Kurtarma Merkezi’nde gözetim altında olan yavru ...