Kedi Metal Grubu “Cattera”
30.06.2021"Umarım söyleyecek şeyleri olan tüm sokak kedilerine ilham olurum, miyav, ...
Hayvan hakları meselesi, masabaşında konuşulacak bir konu değil. Sahayı bilmeyen, mevzuatı ezberden okuyan, pratiğin yükünü taşımamış isimlerle bu ülkenin hayvan sorununu anlamak da çözmek de mümkün değil. O yüzden bu söyleşiyi yaparken, karşımda yalnızca bir hukukçu değil; yıllardır mücadelenin tam ortasında durmuş, bedel ödemiş, dosya taşımış, kurul odalarında hayvanların sesi olmaya çalışmış bir isim olmasını özellikle istedim.
Avukat ve Arabulucu Deniz Tavşancıl, 26 yıllık avukatlık pratiğinin neredeyse 20 yılını hayvan hakları mücadelesine gönüllü olarak adamış bir hukukçu. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nde uzun yıllar yöneticilik yapmış, başkanlık görevini üstlenmiş, Hayvan Hakları Yasası’nın hazırlanma sürecinde fiilen çalışmış bir isim. Sadece mevzuatı bilen değil; mevzuatın nasıl delindiğini, nerede çöktüğünü, sahada neye karşılık gelmediğini de bilen biri.
Bu söyleşide amacımız polemik yapmak değil. 5199 Sayılı Kanun’un bugün geldiği noktayı, masabaşı düzenlemelerle sahadaki gerçeklik arasındaki uçurumu ve bunun hem hayvanlar hem insanlar hem de ekosistem üzerindeki sonuçlarını, hukukun içinden ama hayatın tam ortasından konuşmak.
-5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, 2004 yılında yürürlüğe girdi. O günden bugüne baktığınızda sizce nasıl bir süreç yaşandı, bugün nereye geldik?
2004 yılında yürürlüğe giren 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, 2021 yılında 7332 Sayılı Kanun ile güçlendirilmişti. Ancak bu düzenlemeler sahada uygulanamadığı için bugünlere gelindi. 2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren 7527 Sayılı Kanun ile maalesef 20 yıllık emek, süreç, birikim ve hayvan hakları alanındaki kazanımlar heba edilmiş oldu.
-Bu noktada özellikle 6. madde çok tartışılıyor. Bu maddenin eski hali ve yeni hali arasındaki farkı nasıl okumak gerekir?
Kanunun bel kemiği olan 6. madde, “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Bakımevlerine alınan hayvanlar bakanlık veri sistemine kaydedilir ve rehabilite edilen köpekler, sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevlerinde barındırılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Önceki düzenlemede yer alan “…Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra, öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.” hükmü tamamen kaldırılmıştır.
-Bu değişiklik köpekler açısından ne anlama geliyor?
Köpekler için geri salınma yasağı getirilmiş ve bu fiil idari cezaya tabi tutulmuştur. Bu çok net bir kırılma noktasıdır.
-Peki kediler bu düzenlemenin neresinde duruyor?
Kediler açısından zorunlu toplama ve barınakta barındırma şartı bulunmamaktadır. Ancak yönetmelikte, kediler için uygun alan yapılmışsa barınakta kalabileceklerinden bahsedilmektedir.
Fakat şunun altını çizmek gerekir: hiçbir köpek barınağı kediler için uygun alan sağlayamaz. Bu nedenle bu düzenleme de saha gerçeklerinden uzak, tamamen masa başında yapılmış bir düzenleme olarak kalmaktadır.
-Kedilerin kısırlaştırma amacıyla toplanması ve geri bırakılması konusunda da değişiklikler var. Burada durum nedir?
Kedilerin kısırlaştırılmak üzere toplanması halinde “alındığı yere geri bırakılması” kuralı da kaldırılmıştır. Ancak burada çok önemli bir hukuki sınır var.
Hiçbir site yönetimi kedileri toplayamaz. Kedileri yalnızca belediye yetkilileri, kısırlaştırmak amacıyla toplayabilir. Site güvenliği, site yönetimi ya da yöneticinin herhangi bir temsilcisi sitedeki kedilere dokunamaz.
-Sitelerdeki kedi yaşam alanlarının kaldırılması konusu da çok tartışılıyor. Hukuken bu mümkün mü?
Sitelerde kedi yaşam alanlarının kaldırılması ancak genel kurulda site yönetimine bu alanın kaldırılması için “ortak alana müdahalenin ya da tecavüzün önlenmesi davası” açma yetkisi verilmesi halinde mümkündür.
Bunun dışında, özel mülklerde oluşturulmuş alanlara dava dışı şekilde herhangi bir vatandaşın keyfi müdahalesi kesinlikle mümkün değildir. Böyle bir müdahale açıkça yasaya aykırılık teşkil eder.
-Bu mesele yalnızca hukukla sınırlı değil, ekolojik sonuçları da var. Sahada neler gözlemliyorsunuz?
Sitelerde zamanında kurulmuş kedi yaşam evlerinin bozulmaması ekolojik sistem açısından da esastır. Bugün özellikle İstanbul’da bazı semtlerde sokaklarda kedi ve köpeklerin bulunmaması nedeniyle binaları fare, sıçan ve böceklerin basmaya başladığını görüyoruz.
Bazı bölgelerde küçük yılanların görülmeye başlandığına dair bildirimler de var. Emlak fiyatları açısından şimdilik bölge ismi vermemek daha doğru olur.
-Sokak hayvanlarının ekosistemdeki rolü çoğu zaman göz ardı ediliyor. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sokaklardaki insana yakın hayvanlar, diğer hayvanları o bölgeden uzak tutar. Bu hayvanlar toplandığında hem yaban hem de yabani hayvanlar yerleşim merkezlerine gelir.
Bu durum, kuduz risk sayılarının artışı yerine, kuduz vakalarının fiilen artmasına neden olur. Çünkü boşalan yere mutlaka ekosistemin bir başka parçası gelir. Aslında kedi ve köpeğe tahammül edemeyen insanlık, kendi sonunu hazırlamaktadır.
-Elbette ideal olan her hayvanın bir yuvası olması. Ama bu her zaman mümkün mü?
Elbette arzumuz her hayvanın sahiplenilmesi ve sıcak bir yuvasının olmasıdır. Ancak bu arzu bizi kendi kültürümüzden, gelenek ve göreneklerimizden koparmamalıdır.
İstanbul’un sokak kedileri, tekiriyle sarmanıyla dünya çapında belgesellere, filmlere ve yazılara konu olmuştur. Sokak kedileri bu ulusun en renkli özelliklerinden biridir ve Türk insanının dünyaya verdiği en güzel insanlık dersidir. Yeryüzünü bütün canlılarla paylaşmayı bilmek önemlidir.
-Sahiplenme ve kimliklendirme konusuna da gelirsek, okurlarımız için burayı netleştirelim isterim.
Bu konu bizi Kedi, Köpek ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesi ve Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik’e getiriyor.
Sahipli kedi ve köpeklerin dijital kimliklendirme ile kayıt altına alınması için verilen süre 31.12.2025 tarihine kadar uzatılmıştı. Bu süre dolmuştur.
-Bu tarihten sonra ne olacak?
31.12.2025’ten sonra sahipli olup dijital kimliklendirme ile kayıt altına alınmamış her hayvan için il ve ilçe tarım müdürlükleri tarafından hayvan başına 10.423 TL idari para cezası uygulanacaktır ve hayvan çiplenerek kayıt altına alınacaktır. Ancak hayvana kesinlikle el konulmayacaktır.
-Son olarak terk edilen çipli hayvanlarla ilgili yaptırımları da sormak isterim.
Sokakta bulunan ancak adınıza kayıtlı çipli bir hayvan, hakkında önceden kayıp ilanı veya ihbarı yoksa terk edilmiş sayılır. Bildirimden sonra 72 saat içinde hayvan teslim alınmazsa, hayvanını terk etmekten dolayı 108.370 TL idari para cezası uygulanır.
Bunun yanı sıra, adınıza çipli kayıtlı hayvanın başkalarına verebileceği zararlardan dolayı Borçlar Kanunu kapsamında tazmin sorumluluğu bulunur. Hayvanın fiziksel zarar vermesi halinde ise Türk Ceza Kanunu’ndaki hayvan bulunduranın cezai sorumluluğu kapsamında 6 aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülebilir.
"Umarım söyleyecek şeyleri olan tüm sokak kedilerine ilham olurum, miyav, ...
Ankara’ da ilk kedi konseptli bir kafe… Bir çok kediye ev sahipliği yapan, lezzetli ...
İzmir'in Beydağ ilçesindeki kırsal mahallede 19 öğrencinin eğitim gördüğü ...
Leonardo Da Vinci, “Bir kedi yavrusu bir başyapıttır!” Peki ya 9 Canlı ...
İguanalar tropikal iklimde yaşayan egzotik bir kertenkele türüdür. İguanalar, ...
Rusya Anayasa Mahkemesi, insanlara direkt bir tehdit oluşturmadıkları sürece sokak ...
Ezelden beri duymuşuzdur bu lafı kediler dokuz canlıdır diye. Efsanenin aksine, kediler 9 ...
Meraklı, keşfe açık özellikte olan kediler, özellikle kızgınlık döneminde bir fırsat ...
Bir kediciğin hayatındaki en önemli adımlardan biri, yeni ailesini ve diğer hayvanları ...
İyi bir yaşam herkes için güzeldir, herkes için haktır... Bir süre önce kentin ortasında ...
Kediciler iyi bilir ki kediler sıradan canlılar değildir. Onlarla kurulan kuvvetli bağ ile ...
Van'da bu yıl altıncısı düzenlenen Van Kedisi Güzellik Yarışmasında birinci seçilen ...
Avrupa Evcil Hayvan Maması Federasyonu’nun son verileri Türkiye'de 1,2 milyon köpek, 4,1 ...
ABD’de bulunan California Davis Üniversitesi ve Kanada’dan British Columbia Üniversitesi ...
Kedilerle günlerimiz dolu dolu geçiyor. Onların sevgisi, tatlılığı, komikliği bize mutluluk ...
Sokaktaki dostlarınızdan biri veya evdeki kediniz hamile ise en başta bunu anlayamamanız çok ...
Kedi Ve Yumurtanın Faydaları 1- Bağışıklık sistemini güçlendirir. 2- Kas ve kemik ...
Yıllardır kedi sahiplerinin ortak bir şikayeti vardır."Kedim adını biliyor ama çağırınca ...
Sevgili Kediciler,Geçen paylaştığım “Hijyenik Zehirler” makalemde sağlığımızı bu ...
Diyarbakır'da Bilim ve Sanat Merkezinde (BİLSEM) eğitim gören öğrencilere, sokakta yaralı ...
Muhammet Mustafa Yılmaz, Suriye’de İdlib kırsalında görev yapan bir askeri ...
Yıllarca Ayasofya’da yaşayan ve turistlerin ilgi odağı haline gelen ve Ayasofya’nın ...
Manavgat yangın felaketine seyirci kalamayan Animallia Hayvan Hastanesi ekipleri bölgeye yardım ...
Kediciler, özgürlüğüne düşkün bir o kadar da sevecendir! Twentify ve Moofio, Türkiye Evcil ...
Tüm sarman kediler tekir ve erkek midir? Sarman kediler hakkında merak edilen tüm soruları ...
Kedilerin bir çok ilginç davranış sergilediğini, kediciler oldukça yakından bilirler. Bu ...
Trabzon'da "Golden" cinsi 6 yaşındaki "Mia" isimli köpek, öksüz kalan kedi yavrularına sahip ...
Diyarbakır'da Galeria Sitesi'nden kurtarılan kedi sayısı 7'ye ulaşırken, 'Jahren' isimli kedi ...
Bir insana, bir kediye, bir ağaca, bir mevsime baktığımız zaman onun, vata mı yani hareketli, ...
Evet, yanlış okumadınız. Permetrin uçaklarda da kullanılıyor. Kediler için permetrin ...
Her yıl 200 binden fazla köpek ve kedinin sokağa bırakıldığı İspanya'da barınaklar, ...
Bilim insanları kedilerde gelişen bir mutasyonun yeni bir kürk türü ortaya çıkardığını ...
İngiltere Yate’deki bir alışveriş mağazasında ünlü olan bir kedinin adı bir sokağa ...